Sükûtun zindanında, söylenmemiş besteler,
Bir efsane yazılır, sen bahtıma doğunca.
Nefessiz bir harf gibi, boynu bükük heceler,
Mısralar raks ediyor, adını okuyunca.
Bir sihirli tınıdır, ruhuma akan sesin,
Gül yüzüne hasretim, bu amansız ayazda.
İnan ki her yarama, şifadır o nefesin,
Adın geçiyor ey yâr, edilen her niyazda.
Bütün nağmeler sussun, senin sesin gelince,
Yüzündeki tebessüm, ömre bedel bir sanat.
Bahar açar kalbimde, sen yüzüme gülünce,
Aşka uçar bu yürek, takmış gibi bir kanat.
Kelimeler lal olur, sesin çınladığında,
Yüzyıllara bedel o, gülüşüne meftunum.
Eriyor bütün dertler, beni anladığında,
Şiir gibi dökülen, sedana ben mecnunum.
Yazılmamış bir destan, eşi yok bu sevdanın,
İhtiyacım var inan, sesine gülüşüne.
Mührü vuruldu artık, akıp giden zamanın,
Ömrümü adamışım, gözlerinin düşüne.
11.10.2020
Ebubekir AktaşKayıt Tarihi : 6.05.2026 22:50:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!