İşte gölge olduğun anlarda
anlam boğar. En güzel ezgi de
böyle başlar. Dar kapılardan
sakın geçme; ardına kadar
açılmışın da önünde bekle.
Estetik bir arzunun kırılgan çatlaklarından
sızmaktır yaşam, uykuların dağılırken
uçuşan baharlara, kendinle tanışıp,
öpmek korları, gülümsemek sonra,
alnın buluşurken yalın kuşlarla,
uzaklaşmak ufukların kaybolduğu
Eminim, övülensin, doyumsuz gözlerin
aralığından baktıkça bana, susmuş,
ağlayanım, sana doğru yol aldıkça,
getir ürperen tınıları, bir rüzgar akıntısında,
dener kalabalık, duyulmamış ezgileri,
hiç başarılmamış, farklı zaman duvarlarında,
Cisimde yaratılmış hayatla meşgul,
kendine kavuşursun iyice yoksul.
Önce sonra tükenmiş, birliğe kanmışsın
iyice yoksun.
Uzayan kelamın anlamı yoksul,
Yeterince ölüm açar, coşkun yaşamın kapısını,
geri kalan çürük meyvelerdir ancak. Yaşam
gibiyi oynar gider, sanki uykuda.
Daha bilinç, daha acı, toplar zaman dışı filizleri
koyu gölgenin sindiği alanlardan. Olgunlaşır meyve
ve kopar düşer de. Ama, bilinki artık ayak altında
Yok sohbetinde döner değirmen,
kimse kimseden bir şey anlamaz,
ben bilirim diyen. Herkesin kendine
göre anladığı dünyada, birlik, beraberlik
yanılsama, dilimizden düşmeyen.
Zengin söyleşimiz köken bulur, yok
Neşeyi yükselten rüzgar, ancak senden eser,
çalkantıyla dışarda kalan, kendinden bezer.
Bir zihin davası avucunda açan seher,
dalgınlık kervanları yolda kaybolmuş.
Kendilik kapılarından dönen, evin yolunu
bulmuş.
Düşünceler ağır ve derinlere
girince, kelimeler, dalgalı denizde
tahta parçaları gibi sürüklenen,
öğle güneşi tam tepeye gelince
yakar ya ve gölge inince sakinleşir
gövde, bekle, uzun yolun girişinde,
Zerredir tutkularım,
zamana karşı,
alevler fışkıran.
Dehşet içre yüreğim,
sessizliği çağıran.
Gözlerim yolculukta,
Yüce zevklerin altın kapısında dururdum,
unutmak kadar güzeldi herşey ve hatıralar
bir bir dönerken, bir parıltının görkemine
vuruldum.İnce havaya karışmış, ah, o
musikiyle tenin, saçların durulmaz bir
şafağa savrulmuş ve yüzün aynasıydı,




-
İlhan Ozascılar
-
İlhan Ozascılar
Tüm YorumlarDaha insancıl, merhamet, öykünme, takdir, tevazu, sevgi temelli seslenişleriniz samatya' da kemale erme yolunu işaret ediyor, azizim.
Duyguların gerçeklerle karşılaşması, tokat gibi çarpan acıtmalar,sert toslamalar, ifadelerin acımasızlığı, edilenlerin başa getirdikleri, soğukda olsa yaşamanın çekiciliğini vurguladığınız ilk eserinizi kutlarım, bu uslubunuz artık sahne oyunu yazılması gerektiğini çağrıştırıyor.
Daha insancıl, ...