Gökhan Oflazoğlu Şiirleri - Şair Gökhan ...

Gökhan Oflazoğlu

Ah, farklı zaman aralıklarında akan hayat,
bir tarih kurar, görünmese de dilimde var.
Kimsenin yoğunluğunda üremiş, zamanı
zamana bağlar, ben bu üstün dilin elinde
savrularak, yarının görkeminde, tuzakları
aşarak, yok da var dengesini kurarım,

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Küçük küçük, parça parça
salınırız boşlukta.
Hep içinde mahküm
bir o yana, bir bu yana.

Hep affetmez, yoketmez de,

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Akşam kızıllığında yakın gerekçenin kor ateşe
dönüştüğü, yağmurla yıkanmış bahçelerde
tekrar üreyen, yazıklanmış bir rüya bereketi
saçar ve güzeli özüne katar, gülüşlerin ötesine
taşmış özelliklerin yoğunlaşıp karanlıklara
karıştığı, aykırı oluşun verimli destanı olur,

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Şeffaf bir varlık, daha çok var gibi, o yüzden duymaz,
gereğinden uzak, özlemi sert esen rüzgarların, olmayacak bir çizginin takipçisi, çok emin belli, körelmiş elleri, dokunmaz gerçekte, gündelik çapraz ateşte, ilk düşenlerden yere kırılganlık ikliminde, umut olmalı ki devam etmeli, öyle de olur, neler son bulur iradenin elinde, yaşar gider kendince, saplanıp kaldığı yerde, yeni bir eğlence üretir kimliksiz gezilerinde, imkansız seçeneklerin görkeminde memnun belki de, ve bu dayanışma, yok evreninde bir aralanma gerçekleşince, başkaları başkalaşır, çoğu zaman yaya kalınır, bilinmeli belki de, güven kendine. Her zaman mümkün olanın gelişi herkesin kendiliğinde, kendine el verme de, sen bilmesen de, bilinirsen öte de.

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Kadınlar gerçekçidirler, sevdayla, masalla işleri yoktur.
Salak Ferhat dağları deler, Şirin'in böyle bir derdi yoktur.
Şairler abartır, kadınlar güler, sen dizeler yaz hayaller kur.
Onlar ayağı sağlam basana gider; kısacası 'güzelliğin kaç
para eder' dese de şair, kızımız güzel olmasa aşk bile
olmaz ya, olsa da kaç para eder.

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Halbuki altın vuruşlarıyla
nesnelliğin parçalanır yalan.
Gün be gün gevezelikler yatışır,
gerçeğe dayanan yüreklerin
yalın tazeleğinde yeşerir bahar
kırları, artık üzgün olmak değil,

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Her damlada öksüz kalan doğar tabii ki, senden artan da
yokun zümresi aykırının kucağında yer yer, olmayan kendi
başkalarında, dile sinmiş ve varlığa, terkolunmuş iç, bakmışın dışarda, yapılanır yeniden ilk olanın ilkesinde, varlıksa, demir prangalar kırılır, bakarsın özgürlük söylemden başka, söze sinmiş yok evreninden taşar gerçek zeminine, söyleyerek ve dileyerek yapamadığın,
damarlarından filizlenmişse, işte o zaman, gerçekliğin
payandası çekilmek yerine, çıkar önüne.

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Geldin, sen ne yapacaksın, yavan bir tekdüzeliğin
köleliğiyse saran, çözümsüz dilin aşılmaz engeliyle
batakta boğulmadan, bir dal beklentiyle çiçeğe duran,
üzerine basmadan yürüsen, esenliğe çıkan yol sana
dönse, gitsen ve vardığın yerde bütün tarihle yüzleşsen,
mutlu esintilerin yükseldiği iklimlerde yüzen hoş kokuları

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Mevcut anın mekanıdır yaşlanılan,
şehrin tekinsiz sokaklarıysa, alışılmış,
bir kayıp çeşme akar köşede, fısıldayan,
adım adım öğrenirsin, zamanı dokumayı,
yandaki genç kızın gülen gözlerinde,
perdesiz, bakışları alkışlanmış, unutmuş

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Ya düşersin o uzak yıldızlardan ya da
gün içre doğarsın kayıp acılardan, bir
garip avuntudur kızıla batmış rüzgar,
kolayını alır, yola devam edersin,
kapanmış aralardan. un gibi elendi
belki, artık kalan kimsesizlik, kimbilir

Devamını Oku