Gelir de duramazsın önüne,
silik alınlar da kayıtlı mıdır.
Kalabalığı yararak ilerleyen,
kendi kurup, kendi dağıtan,
öksüzlüğün ilacı mıdır.
Sorar, anlamaz, ısrar eder,
Bir üstün çılgınlık arsasında,
koştukça açılan nefesin, bütün
seslere dalmış, kayıp bir zamanda,
uygulanmış yok terazisinin sonucuna
katlanan, hakedilmiş ya da daha
olmamış, çaba eksik bırakılmaz,
Herşeyi verdim, dilinizde arayın,
bazılarına önerdim, bulup da
çıkarsaydın, anlasan da olur,
anlamasan da, hayat buyruğunu
gene sürdürür, doğallığınızdan
çıkan işin büyüsüdür. Bilmek,
Kendinin zülmünden sakınsan bile,
ilgisizliğin saldırısı başlar, duyulmayan
sözlerin izleğinde, bir kapalı sancı
yankılar, duyu ve sızı evreninde
tek tük açan çiçekleri toplar ve dünya
bu kadar, gülüş üstüne gülüş kara
Bir dehşeti büyüten kaygılı zamansızlık,
yitik ellerin dokusu ulaşır görülmemişe,
aldırışsızlığın özgüveniyle, ummak kör
ilerleyiş, gerçek, yumuşar içine girildikçe,
bahtın tacını giyip, yaklaşır en temiz gönence.
Kıran, döken insanlar arasında
zihnimizde cinayetler işler
içimizde cesetlerle dolaşırız.
Ne tutuklanır ne yargılanırız,
günlük yaşayışımız düzen bulur,
biz rahatlamış, biraz daha katlanırız.
Söyleyişin silik dünyasında yitirdik, zihinlerde eridi,
güncelimiz olmadan, duymayan kulakların uçurumunda, düştüğümüz yerde kaldık nefes
almadan.
Savrulan dalgalara binip giden, nerden estiği bilinmeyen rüzgarlarla, zaten herşeyi bilen öğrenmeden, açıklarda boğulup gider zamanla.
Kırgın, kırılgan binlerce can,
yok zaferini kutlarken, bir toz
gelir ziyaretimize gülerekten.
Dağılın, havaya karışın der,
Öyküler anlatır, tarih, coğrafya
ve daha neler, biz safça sorarız,
Derin yalnızlığından ürken gece,
eğilir öper alnından sessizce.
Çağır karanlığın dehşetini,
örtsün üstünü; kol kol sızan
cevherin yadsınamaz özü
kavrar kayıp silahlarını geçmişin,
Bir gömü buldum, bu benim diyen,
tozlar arasında, hafif ucu görünen.
Sokaklara çıkıp, doyasıya güldük,
o ne eğlenceydi, bir mavilikte öldük.
Ve ne kadar gizemliydi, anlattı
kendini, kimse almadı, o gözleri




-
İlhan Ozascılar
-
İlhan Ozascılar
Tüm YorumlarDaha insancıl, merhamet, öykünme, takdir, tevazu, sevgi temelli seslenişleriniz samatya' da kemale erme yolunu işaret ediyor, azizim.
Duyguların gerçeklerle karşılaşması, tokat gibi çarpan acıtmalar,sert toslamalar, ifadelerin acımasızlığı, edilenlerin başa getirdikleri, soğukda olsa yaşamanın çekiciliğini vurguladığınız ilk eserinizi kutlarım, bu uslubunuz artık sahne oyunu yazılması gerektiğini çağrıştırıyor.
Daha insancıl, ...