Gökhan Oflazoğlu Şiirleri - Şair Gökhan ...

Gökhan Oflazoğlu

Yaprakların dağıldığı altın taşta parıldar ışık, bırakır toz duman gerisinde, yerleşirken birliğe, dönen sen değilsin,
suretin, aynalık eder sadece, dağıldıkça toplayan zaman
telleri, yakınlığa karışmış, ezelden beri taşır her yere, ileriye, hayali gerekçelendirir, gidip, geldikçe, dön desen
dönmez ki, tozdur o, sıkı tutulmasa dağılır, ve konar bilmediğine, geri çağırsan gelmez ki, uçarken bakılmamıştır, ve derin yapılarda unutulmuş, hatırlamaz ki, seni sana armağan eden, kayıptır, bulunmaz ki.

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Bir düşüncenin kanaması, çiçeklere seslenen, açmamış,
ufkuna doy da kendini besleyen ışığın ol, beslenir uykuların bile, sabahı önceleyen, kanıtlanmış bir geziden
geriye kalan uçarılığına, eylem gücü aynı zamanda, belki
uzaklaşırsın, seni aşanla beraber ama dönüşü de aynı
yuvayı işaret eder, gömülmüş de olsa çıkar artık, kapanın
özgürlük vadisine uzak kalmadan varmalısın, görülmeyen

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Bir dokunun iletilmesi, kendini terketmesi,
karıştığı yeni kan, zamandışı sözün eklenmesi,
oluş ve bozuluş arasında kurulan, eriyip tekrar
sokulan havasızlık doğasına, kurar kaybettiğini ve
öksüz geçmiş evrenini, bitimsizin kulağına fısıldar,
açar uçları güzelliğin dokunuşunun, temin eder

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

İyi bir şey fazla sürmez öyle, güzel olan her şey öldürür önce ve sözler dil kuyusunda unutulur, bir gün bir uçurum
başında bekleyen, kucaklayarak, yola devam eder ağır
aksak ve kendi sevincini kurarak, gülmeyi öğrenir, duvarda biten hayatın ellerinden tutmuş, saklı akışı
açığa vuran, gün doğarken bile keskin bir kılıç gibi
parıldayan bu gizil düşünceyle başbaşa, bağışlar hakikati,
duyumsayarak, önünde açılan çukurlardan atlayarak,

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Ürkünç vakalarda suskun geçen, gözlerin
ışığında parıldarken, yakılan ağıtlarda yere
dökülen bir nehir, tarihin içinden geçen.
Sen sana, ses sese ulaşmadan kaybolurken,
anlayışın uçurumundan düşen çığlar, yolu
tıkadıkça artan sancılar, doğum tetikler, bir

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Temsilin daha azı olmaz, herkes kendini inşa da
sorumlu, hiçbir şey hatırlamıyorum, uzak bir köşede
yüzünü dokuyan bir yüz den başka, anıların defnedildiği
yerde gergef gibi çalışıyor, kabullerin yadsındığı edilgin
dayanıklılık soğuk ve sisli, ama, sıyrılıyor giderek açıklık
gösterisinde halay başı adeta, ilerliyor toprağı ezerek,

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Taşa sızan yakınlık zihinlerde çınlamadıkça,
uygun bir karşılık bulamaz zaman aynasında.
Boşluğa bakan gözler solup giden ışınların
uzaklığına hayranlıkla, geri getirebilir yankısını,
unutma.

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Dilin ülküsüyle yalın,
sardım çehreni, görünür
ol da, anlat hikayemi, bir
ima'da üzlaşsak,
sağlığa yakınlaşsak,
kim onarır bu açmazı,

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Bir şarkı gökyüzünü terkedip elime düşse,
sevinç zincirinin halkalarına takılırdık.
Gelip de tamamlamasa, darmadağın,
kopuk, gündüzler de karanlığı çoğaltırdık.
Kendimize tutunmak, ses bayraklarıyla
dalgalanmak, yeryüzünü bütünleyip,

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

İşte varlığın altın şafağı söker,
yeni başlangıçların dizinde
uyur bebekler, çok bilinmeyenli
hayatın penceresinde, aşk
seyreder, katılsan yangın,
uzak dursan diri an elden

Devamını Oku