Durumsallığın parlattığı ögelerden sıçramak
gelgitlere, unutulmuş yüzyıllar da gelir ele,
tarih de senin mülkün, anlatacak elbette,
yaslandığın görünür, kayboldu, birdenbire.
Ne gelen var artık, ne giden, kalakaldın,
Algısı, yeteneği kendine göre, anlaması tam bir çile,
her kafadan bir ses çıkar, kötü niyeti hiç saymadan,
buluştuğun yer yok yere.
Bu patlayan volkan altında kalır herkes, dönersin
başladığın yere, sürecin alay etmesi adeta, geleceğin
Herkese göre değişen haller,
neden, neye gülerler. Bir sis
perdesi ardında, yaklaşıp,
uzaklaşan hayaller. uçuk
bir gülümsemeye, göz
olursun, konsan da artık
Göz göz olmuşum, parçalanmış.
Tekrar toparlanmam gözlerin.
Sonrasız bir uzaklığın çağrısını taşır,
burdan oraya giden yol gözlerin.
Biliyorum, eksiğim, yarım kalmış;
Ve gene soğuyor havalar,
bir güz daha, solan yapraklar,
ömür kısa. Ordan oraya savruluş,
binbir acıyla geçen zaman ve
elinden alınan can. Sonu yıkımda
olsa daima kandırır hayat.
Güzelhisar da kader geveze değildir artık,
bulutlar arasından gülümser de, algı
yangınlarında can verir, yeni ve yeniden
pürüzsüz zemin, el verir, tükenir ve
tüketirken güzelhisar da dur denir.
Ah, o anlatamadıklarımda boğazıma takılan,
süresiz duyulmayan, kapıyı çarpar giderdi ve
yüzünde akşam, bitecek bu çılgın ses de
aralıktan bakınan, utanır, daha ne söyleyebilirdim
diye, sus, dönüşün aykırı bir kapanış, mutlaka
açılacak yoğun gözlerinde ve bahar gene.
Evler kapı, pencerelerini açıyor.
Şehir açıyor kendini. Ölüler giriyor
içeri, ayrılışı inkar edercesine.
Gerçek tanıkları bu sokakların.
Geçiyorlar herbiri başka yönde.
Fısıltıları adeta pencereden görünen
Konuşmayacaksak size gerek yokdu,
karşılıklı yaşardık güzelliğin çıldırtan
ayartmasın da, şarkımız yükselir,
kayıp izler belirirdi fısıltılar arasında.
Acı ve şen, bana lazım belki de,
gelirdin, ben size, gönenir ve yiterdim,
Hareket zincirlerinden boşanmış
zamanı oyar, sen ben şekilleniriz
arada, hayat da var.
Hareket zincir olmuş,
beni boğar.




-
İlhan Ozascılar
-
İlhan Ozascılar
Tüm YorumlarDaha insancıl, merhamet, öykünme, takdir, tevazu, sevgi temelli seslenişleriniz samatya' da kemale erme yolunu işaret ediyor, azizim.
Duyguların gerçeklerle karşılaşması, tokat gibi çarpan acıtmalar,sert toslamalar, ifadelerin acımasızlığı, edilenlerin başa getirdikleri, soğukda olsa yaşamanın çekiciliğini vurguladığınız ilk eserinizi kutlarım, bu uslubunuz artık sahne oyunu yazılması gerektiğini çağrıştırıyor.
Daha insancıl, ...