Gece üşümede ve sen gidenler arasındasın,
bir kayıp yüzün peşinde, imkan görünse,
dönemeçte, yasak sınırlarda sürüklenmede,
bakışların senden önce yola çıkmış, birgün
sen de.
Ya biri sana dokunur, ya da sen dokunacaksın belki de,
ince nağmelerden can soluğu yayılırken ötelere, sesler
dokunmak olur, akar iklimlere, bir hassas yapıda toplanır,
çekirdeği kurar emince, gel uykuların taştığı yerde an olan, kim bakışında üremiş, uzan, gül deren yakınlığın
elinde başlayan, söner görülmeyende, ama, görebilirsin,
dokun sesle yükselen yüze. Aynı sarmaşık, varlığına dolaşık, bütün katmanlarda görünür, o dokunduğun sesle.
Bir hısım, tanıdık, belirsiz de,
kıvrılan sesler arasından.
Çağrılar süreksiz, gelen,
sonra susan ve anlatılmış,
söylenti sadece, kendinden
emin, dil mesafesinde.
Azıcık elmas için dev dağlar kazılır,
bir fırsattır yaşam kendini ispat için,
Hayat oyunudur bu bilerek gezmeli,
çözümsüz devranda güdüler ezmemeli,
pırlanta olmadan geçit olmaz geleceğe
şansını yitiren takılır eleğe, bu imkan
Herkes, herkes unuttu, bir sen hatırlarsın
yüzümden geri kalanı, yangın yerinden
geçtik yavaşça, küller daha taze,
sönmemiş sıcak hala. Bu soğukta
neyin yangını bu, varlık böyle, kısa
öyküne yerleş, sonra unut, ulaşmayan
Sesin üzerinden topladığım zaman,
bir tat içre saklanmış inan, ki
gülümsemelerin yanar bir yandan.
Uyanır apak tenin, öpüşlerin güllere
karışırken, yaşamı avuçlarız, ölümcül
bakışların sızar hücrelerime, kimi zaman.
Ben size bir öykü anlatmazdım, üzmek istemezdim ondan,
halbuki şiir bir volkandır, ansızın patlayan, mağmanın
altında kalmış erincimiz, en çok insan olduğumuz zaman.
bir dokuya yerleşmiş, uzayın saklı kodlarını, yüreğin akışkan
damarlarında açıklayan, tutuşan bir meşalenin, varmış,
bırak gideyim dersin, o ufuklar yutmadan.
Ne zaman dilegelsem yürekten,
ne dinleyen var, ne aldıran.
Eğer ben bir nafile sessem,
boşlukta yankılanan ve
aynada yansıyan hayalim.
Buket'e
Nerede durursan dur,
ben burda bekleyeceğim.
Kimseyi üzmek istemem,
seni terketmeyeceğim.
Biraz da karanlığın sesini dinle,
vaatler ülkesinin filizleri orda açar.
Can uçurumlarının hayal katmanları
bir araya gelip orayı kurar, sen
anlamazsın, o derya nadiren kendini
açar, ama girme, taş kesilmiş duyuların




-
İlhan Ozascılar
-
İlhan Ozascılar
Tüm YorumlarDaha insancıl, merhamet, öykünme, takdir, tevazu, sevgi temelli seslenişleriniz samatya' da kemale erme yolunu işaret ediyor, azizim.
Duyguların gerçeklerle karşılaşması, tokat gibi çarpan acıtmalar,sert toslamalar, ifadelerin acımasızlığı, edilenlerin başa getirdikleri, soğukda olsa yaşamanın çekiciliğini vurguladığınız ilk eserinizi kutlarım, bu uslubunuz artık sahne oyunu yazılması gerektiğini çağrıştırıyor.
Daha insancıl, ...