Aslında ne söyleseniz dinlerdim,
müthiş bir genişliğin hakimi,
aydınlanmış, aksini söyleseniz,
gülerdim, içim kıpır kıpır, yanmış.
Ne zor sana tahammül etmek,
susarım, aydınlanmış.
Bir haksızlığın verimli doğası gibi, her görüntüde
tekrar eden derin kazı, gömülür beklentiler, karışır
yapısına gündelik kıskacın, bakış olmuş ağrısı.
Durup durup ilerleyen, aslında, yerinde sayan diken,
birbirini mahkum eder her kıpırtıda, algıda gerçekliği yiten, niyeti elden ele, daha ulaşmadan biten, senle birlikteymişiz gibi, az ötede silinen, öncesi sonrasıyla, süreç aynen.
Önce bağlan, sonra derinleş
ve sahip çık, güzellik kalelerinden
böyle girilir. Tat cümbüşü kapıda,
yeter ki geleni karşıla. Ordan oraya
dolaşan gönül, ya kıştadır ya ayazda,
hiç beklenmedik zamanda. Sonra
Atak, yetenekli, yaratıcı ve acemi.
İnsanların ortalama dünyasından
geri döner, parçalar savrulur dörtbir
yana. Boğulur düşlerin bir vahşet
ortamında, geriye bir şiir kalır, soluk,
ışıksız bir zindanda. Belki de budur
Ortadan kaybolurum bir gün, sorardınız belki,
böyle biri var mıydı, olsa bile uyar mıydı.
Aykırı dalda açmış bir çiçeğim, gün de solan,
bir şarkının kollarında gezerdim, hava sıkışık
ve ben, yeryüzünde nefestim, gidilmemiş
yörelerden veri toplayan, dinleseniz daha
Serin bir sabaha terkettiğimiz
ölülerin çırpınmasıydı hayat.
O çıkamadı işin içinden,
ben başardım; üstüm başım kan.
Aynı cinnetin ateşlerinde yandık,
Ve anneme zamansızlığın eli değdi,
hangi fırtınanın arzusu artık o.
Ve hangi ağacın dalı yemyeşil,
hiçin avuntusunda, kim karşılar.
Görkemli ellerinden göğe değse
başım, bir saklı boşlukta uyurdum.
Bir gün bir dayanıklı, saf yürek anlar şiirimi,
zor yaşanan yeryüzünde, sırt çeviren elenirken,
sürer ebedi yaşamın keyfini.
Davranış esastır, dünya tarlası diken,
Ziyan olur eken, ekilen. Doğruluktur,
Nabza göre şerbet versen, şelale bile olur,
yalnız kimse bilmez, zamanın neresine kaydolur,
doğruyu söylesen, zor mu zor olur, tercihini yaparsın,
ona göre gecen, gündüzün olur. Bakmışın ateş çağlayanlarında görünmez olur. Böyle risklere girmektense şimdi yokolur, yarını bulur. Aklıevvellerin
hayatı budur, en çok akıllılar hoşnuttur, biz onlar gibi
olamayız, treni kaçırmışız, bizden sorulur.
Ya gerçeğe ulanmıştır yanılsama,
ya da gerçek bulanmıştır. Kendini
yoksama. Bir ayrıksı rüyanın içinde
vardık, o bize uzanırdı ve dallarda
arardık, netlik reddedince, yanılsama
ile uyandık ki hikayemiz katlansın,




-
İlhan Ozascılar
-
İlhan Ozascılar
Tüm YorumlarDaha insancıl, merhamet, öykünme, takdir, tevazu, sevgi temelli seslenişleriniz samatya' da kemale erme yolunu işaret ediyor, azizim.
Duyguların gerçeklerle karşılaşması, tokat gibi çarpan acıtmalar,sert toslamalar, ifadelerin acımasızlığı, edilenlerin başa getirdikleri, soğukda olsa yaşamanın çekiciliğini vurguladığınız ilk eserinizi kutlarım, bu uslubunuz artık sahne oyunu yazılması gerektiğini çağrıştırıyor.
Daha insancıl, ...