Muhtemel bir kesinlikte artık varolmazdık,
muğlak beslemese canlı olmazdık. Daha
fazla boşlukla temellenir dünya, hayata
evet deyip bunca sarılmazdık.
Gülüşlerde yükselen can, dönüp de gidersen
Yüzün eksilir günden, bir alaca kaplar,
çağrıdır, dönüş pişmanlık, ansızın güneş
sıyrılır elimden, akıp giden de, bu mudur
payım, şimdi kaybettiysem, nerde kazandım.
Yeterince açık mı, neyse utancım, sorulsa,
belki unuttum, hızla gelen umudum, takılmış
Uzak bir burca çekilmiş,
kayıtsızlık içinde yüzerim.
Üyelerim durulmaz, bilinci
terkederim. Ağrılarım ısrarlı,
gözlerim nemli, hiç'e ortak
olur, kendimi silerim.
Ah, bir akmayan zaman bağışlansa
ve tanısak uygulanmamış olanı,
daha dur, karşılanmamış doğayı,
nerde, söylenmeyen ve gizemini
kendi vareden, susup katılır çevre
bir gün için belki, duyulmayan
Henüz varolmayanın izleğini belirleyen
sakınan adımlayış, görünüm olana sızdıkça
tıkanır yollar, duraklayarak akan geçmişin
yarın serüveni açığa çıkar, uykulu ve yorgun
gökyüzünde ki ağırlık ve bir ihtimalin tehlikeli
bekleyişi, tedirgin, geride kalmışın içinde üreyen
Bütün bu bilgiler, bugüne değin,
bize ne bunlardan, doğal akış
asıl dümen. Siz anlatın,
heyecanlı oluyor, ne kadar çok
öğrenirsem, o kadar çok bilmeden.
Yolda yürürken, bilgisize müsavi,
İşitmiyorsunuz, galiba işitmeyeceksiniz de.
Duysanızda yapmıyorsunuz, görünen yapmayacaksınız da.
Kurgulanan dünyada, gerçek bir yanılsama,
dil ağır bir yük, algı sımsıkı kapalı, yetersiz anlama.
Bilmek, zehirli bir çiçektir, açması uzun süren,
ya da süregelen, hem acı hem keyif veren.
Üzülme, istediğin gibi olmadıysa, eksik kalanı,
başka zamanlar tamamlar, yarının görkeminde,
beklentisiz aralıklar var, hep eksik kalan yarım,
umarım, bir gün, bir yerde tamamlarım, gene de
Bilmek, çetin ceviz, bilmek,
dipsiz kuyu, algının cehenneminde,
rasgele yaşanan hayatın, kanayan
damarları.sözden söze uçurum,
taşımayan kanatlar, aynı hatada
ısrar, yok yere kararan gece.
Çekiliyor damarlarımdan usum.
Bundan daha çıplak olamazdım.
Soğuk rüzgarlar sokulur kanıma,
kış basar; dışarı çıkamazdım.
Uzak sahillere açılan cinnet,
yağmadan mal kapıyor. Sesim




-
İlhan Ozascılar
-
İlhan Ozascılar
Tüm YorumlarDaha insancıl, merhamet, öykünme, takdir, tevazu, sevgi temelli seslenişleriniz samatya' da kemale erme yolunu işaret ediyor, azizim.
Duyguların gerçeklerle karşılaşması, tokat gibi çarpan acıtmalar,sert toslamalar, ifadelerin acımasızlığı, edilenlerin başa getirdikleri, soğukda olsa yaşamanın çekiciliğini vurguladığınız ilk eserinizi kutlarım, bu uslubunuz artık sahne oyunu yazılması gerektiğini çağrıştırıyor.
Daha insancıl, ...