Nasıl bir dünya kuruyor bu, nerden geliyor
sessizliğin yükü, terkedilmiş bir zihnin izi,
orda mıdır kefareti, açık bir sızı bağışlıyor
kendini, bir de buna bak, ne kapılar açar.
Oluşumun taşan çoşkusu, nasıl da boğar burdan
Bilen öznenin sıkışmış öfkesi
zincirlenir gelişte, en altta
iyilik iter seni saçılmış tohumlar
gibi. İstek bir, dalgalanma
gerçeklik, hayat der miydik yoksa.
Bırak kalsın kendiliğinde,
kime ne hayrı dokunmuş.
Belirsizin kanatları genişler,
karartır hacmin yoğunluğunu.
Bu kesiflikte yer alamayız,
aç perdeleri gün sızsın içeri.
Bir tarifle açıklardım kendimi,
ne yaptığımla tersyüz olmasam.
Kara ormanlarda bir çıkış olsam,
billur pınarlar gibi, pırıl pırıl yol
alsam, her zaman öyle olur muydu,
o pınar beni bulur muydu.
Ah, o birden açığa çıkan kokuya,
dolanıp gezerken geçmişi, iz
bulunmayan gölgelerin gizine
inerdim. Haykıran ezgilerin
havaya karışan şöhreti,
o kavramış demir kafesi,
Renkler dolanıyor,
ellerinden tutuyorum.
Bazen bir mavi,
ayrılış gibi.
Kırmızının sultası,
direniyorum.
Biz kalabalıklar arasından
sıyrılıp anlaşılmayan zamanlarda
yolculuk ederdik.
Tınılar, sesler evreninden altın
damlalar gönlü saran, bir alev
Hem keyfiyim hem kesin,
size ne, benim ilmim.
Ciddiye alsan müşkül,
kafanda evir çevir.
Çözerken eğlenirsin,
durduğun yer senindir.
Zengin bir düş gibi sensizlik.
Belirsiz yüzlerini çoğaltırım,
sana ulaşmak için. Bunca
biriktim bak, zaman gibi zonklarım.
Duyar mısın...?
İşine gömülmüş, ışır kenardan bakılanları, alkışlanmamış
bir duman gibi yükselir sakınılanları, kapsayan, unutan gizemli dili, saklı bir uzanımı hazır eder görünüme, içerde yıkılmış, dışarda ağaran bayrakları, solan renginde taşır tanımsız umutları, şehri dolaşan açıklıkları, kapar izlenime gezdiği karanlıkları, bu gel - git öyküsü hep söylenir, şarkılara dolanıp, dillenir, yakın ve uzak, ama bir kadın başlangıç yapar, gerisi gelir.




-
İlhan Ozascılar
-
İlhan Ozascılar
Tüm YorumlarDaha insancıl, merhamet, öykünme, takdir, tevazu, sevgi temelli seslenişleriniz samatya' da kemale erme yolunu işaret ediyor, azizim.
Duyguların gerçeklerle karşılaşması, tokat gibi çarpan acıtmalar,sert toslamalar, ifadelerin acımasızlığı, edilenlerin başa getirdikleri, soğukda olsa yaşamanın çekiciliğini vurguladığınız ilk eserinizi kutlarım, bu uslubunuz artık sahne oyunu yazılması gerektiğini çağrıştırıyor.
Daha insancıl, ...