Taşta görünen sözlerin, yiter kulakların mesafeli
derinliklerinde, madem ki kaybımız elim, alevlere
bürünen burçlarda bir şarkı serin onun yerine,
söylenmemiş kalan bizim yine, dal dal sokulur
çevrenimize, genişleyen kokuların kuşları, bir el
gibi uzanır görülmeyene.
Kimsenin kimsesizliğiyle kimse
ilgilenmedi, ondan çöktü yapı,
kim nerden bilecekti, bir ilgisiz
ezginin ilgili tınıları, birşeyler anlatır,
dinlenmezdi, bu dokunaklı eylemin,
kör tepkileri, daha ne kilitller açar,
Büyük resmin peşinde giderken,
ziyan ettiğimiz ömürdür, hayat,
ilmek ilmek çözerken, bir baktınız,
kapı, duvar. Bir kez daha düşüp,
kalktığın, biraz enkaz, tat evrenine
çileyi katar, zevk anlayışın incelir,
Kendini akladın, için rahat belki de, yanlışı
yanlışla örten bir yarın yoksa, geleceğe
yaptığın ihaneti anlarsın, ya çok geçse,
Sessizlik kadar yalın, su gibi berrak değilse,
hayatın bir ırmak akar gider kendince, varınca
Aynı şeyin türevleri, kendiliğin hünerleri,
yaklaş, yakınlaş yaşama ve dön geri.
Sen ve ötesi, kayan zeminde, tek.
oyun içinde istek, yorar, parçalar,
dağıtır, gerçek. Bunaldık artık, durun,
dursan da, varsan da, tek.
Yokluktan varlığa sürgün edildim.
Acıyla yıkandım, şimdi sarhoşum.
Kurşun bir kalıba döküldüm.
Kim vurur, kim güler, hepten yönsüzüm.
Neden böyledir, nedir istenen, tam
bilmiyorum; giderek ilgisiz, nicedir
Kutsal düzeninden ortaya saçılan,
bütün hatalarımızla biz ve sen,
çaldığın ezgiyi kimse duymazdı,
ama, herkes dansetmekte, gizil
formülünle ve biz neden dalgaların
üstünde, hem ölüp hem doğuyoruz,
Kuşaktan kuşağa akan bilinç,
zamana süzülür, topluluklar üretir.
Bir ortak çerçevede eğlenir,
duman oluruz, zaman ötesinde
kodlanır da, başka bir alem oluruz..
bu gel-git mevsimi bitmez elbet,
Anlam verileri, mesafeler ölçüsünde,
yaklaşan gereksinme ile görünür oldu.
karıştık ışıyana, soldu, suskun bir içerik,
ama, umutlu.
Bir hiç oluş dansında saf olanın elinden,
dönersin kayıplardan burda olmayan,
duyulan orda, bir yangın düşüyle,
güne merhaba, işte sabah gene kapıda,
küller dağılırken, sen kal duyulmaz da,
bırak gitsin, sen de duyma.




-
İlhan Ozascılar
-
İlhan Ozascılar
Tüm YorumlarDaha insancıl, merhamet, öykünme, takdir, tevazu, sevgi temelli seslenişleriniz samatya' da kemale erme yolunu işaret ediyor, azizim.
Duyguların gerçeklerle karşılaşması, tokat gibi çarpan acıtmalar,sert toslamalar, ifadelerin acımasızlığı, edilenlerin başa getirdikleri, soğukda olsa yaşamanın çekiciliğini vurguladığınız ilk eserinizi kutlarım, bu uslubunuz artık sahne oyunu yazılması gerektiğini çağrıştırıyor.
Daha insancıl, ...