Hiçbir şeyin gücüyle hiç, mesafelerde sancılarını
biç, karanlık döngünün bitimsiz oyunu, körlüğünde
beslenen hiç,
Hem çok canlı, çokca ölü, kesintisiz ve uç, kendine
olumlu, sende zulümlü, iç, belki yudum yudum ya da
Bir ten fırtınasının müzikal dokunuşları, ya ölürsün
ya kalır hazzın uçurumları, kayıp iklimlerin rüzgara
dolanması, her yükselişle yerle bir, ölümcül açılışları.
Unutmak kadar derin, sevincin salınımları, okur yazgıyı,
döner terkedilmişe, bir erime potası, bulunup, kaybedilen rüya kalıntıları.
Uzaktan beklentisizliğin şafağı söktü, ölümü öldüren ışık sızar artık, dokularına yeni bir nefes aldıran alanlarda,
bir imkanı kanıksayıp açılmak, sonu belirsiz dalgalar
arasında.
Öpüşlerle yükselen parıltılara kurban edilmiş, gerçek
eylemin damarlarında sessiz katılımını över aştığın
Merkezsiz bilinç doğru teşhisi koyardı,
gene de dinlemezdik, taraflık zehrimizi
alıp bizi yere bağlardı, uçar giderdik yoksa,
öfkenin taşı hedefe vurmasaydı. Dağıtırken
dağılır, yükümüzden arınır, gerçekle işimiz
olmaz, bir rüyaya dalarız.
Kendini akladın, için rahat belki de, yanlışı
yanlışla örten bir yarın yoksa, geleceğe
yaptığın ihaneti anlarsın, ya çok geçse,
Sessizlik kadar yalın, su gibi berrak değilse,
hayatın bir ırmak akar gider kendince, varınca
Aynı şeyin türevleri, kendiliğin hünerleri,
yaklaş, yakınlaş yaşama ve dön geri.
Sen ve ötesi, kayan zeminde, tek.
oyun içinde istek, yorar, parçalar,
dağıtır, gerçek. Bunaldık artık, durun,
dursan da, varsan da, tek.
Taşta görünen sözlerin, yiter kulakların mesafeli
derinliklerinde, madem ki kaybımız elim, alevlere
bürünen burçlarda bir şarkı serin onun yerine,
söylenmemiş kalan bizim yine, dal dal sokulur
çevrenimize, genişleyen kokuların kuşları, bir el
gibi uzanır görülmeyene.
Kimsenin kimsesizliğiyle kimse
ilgilenmedi, ondan çöktü yapı,
kim nerden bilecekti, bir ilgisiz
ezginin ilgili tınıları, birşeyler anlatır,
dinlenmezdi, bu dokunaklı eylemin,
kör tepkileri, daha ne kilitller açar,
Büyük resmin peşinde giderken,
ziyan ettiğimiz ömürdür, hayat,
ilmek ilmek çözerken, bir baktınız,
kapı, duvar. Bir kez daha düşüp,
kalktığın, biraz enkaz, tat evrenine
çileyi katar, zevk anlayışın incelir,
Biz kalabalıklar arasından
sıyrılıp anlaşılmayan zamanlarda
yolculuk ederdik.
Tınılar, sesler evreninden altın
damlalar gönlü saran, bir alev




-
İlhan Ozascılar
-
İlhan Ozascılar
Tüm YorumlarDaha insancıl, merhamet, öykünme, takdir, tevazu, sevgi temelli seslenişleriniz samatya' da kemale erme yolunu işaret ediyor, azizim.
Duyguların gerçeklerle karşılaşması, tokat gibi çarpan acıtmalar,sert toslamalar, ifadelerin acımasızlığı, edilenlerin başa getirdikleri, soğukda olsa yaşamanın çekiciliğini vurguladığınız ilk eserinizi kutlarım, bu uslubunuz artık sahne oyunu yazılması gerektiğini çağrıştırıyor.
Daha insancıl, ...