Evlerden saçılan
rastgele ışık,
bizi buralara kadar
sürükledi, yerleştik.
Şimdi selamsız
Sonsuzca yinelenmeyecek herşey,
ben bu yükü taşımam, belki başkaları da.
Bu kadar çok yanlış varken, bunun
tekrarı mı olur.
Duygusuna kavuşur aşk,
Sessiz deliliklerin yangını bol olur,
ev harapsa ne gam, yenisini kuracak
gayret de olur. Ateşin tükenmesin,
kor alevler can olur.
Tekinsiz dünyada ıslık sesleri,
Serin yağmurlar altında, sonsuz şüphe,
temelsiz varlığın kurar şeklini.
Daha çok sev de, kök sal boşluğa,
gözlerin ve tenin şahittir sarılınca.
Bir güven ile üreyip, ürperen isyan,
daha ağır ve kaya gibi.
Sende yitmeliyim,
bir kıyıda bulunurum
diye umut ederek.
Oturmuş beklerken,
olur ya gelirsin karşıdan.
Bulduğum yerde yitirsem,
İşte yokolmazlar, anlaşılmıyor.
Daha önce vardılar, şimdi de.
Ölür, gene olurlar. Kavranamaz
diye yokolmayacaklar.
Duyarlığınız, sezginiz, kahreden
sever gibiliğimiz, kopuk özne,
Geceyle doğan sessizlik,
başlayan can şöleni.
Açlık, gereksinme
ya da hiç.
Sessizlik şekiller
çizerken göğümüze,
Eğer söz taşıyamıyorsa anlamı,
yazılınca biraz da yitirmişsek yaşananı.
Bir yol bulmalı beyinden beyine ya da
gönülden gönüle. Gözler taşımalı yükü,
bütün anlam yüzümüzde ışımalı.
Sanat, o yalancı tanık;
pisliği aklamak, acıyı
yatıştırmak, oysa
zehir gibi hayat.
Ama, bir hikayeniz olsun
İçine düştüğümüz aptal tarih,
bir yol verse saf ruha ve zaman
dönüşse altın çağlara, o yüksek
iklimin tedavisi iyi gelirdi her cana.
Hem unutma, her insan kendine gebe
henüz görmediğimiz diyarlarda.




-
İlhan Ozascılar
-
İlhan Ozascılar
Tüm YorumlarDaha insancıl, merhamet, öykünme, takdir, tevazu, sevgi temelli seslenişleriniz samatya' da kemale erme yolunu işaret ediyor, azizim.
Duyguların gerçeklerle karşılaşması, tokat gibi çarpan acıtmalar,sert toslamalar, ifadelerin acımasızlığı, edilenlerin başa getirdikleri, soğukda olsa yaşamanın çekiciliğini vurguladığınız ilk eserinizi kutlarım, bu uslubunuz artık sahne oyunu yazılması gerektiğini çağrıştırıyor.
Daha insancıl, ...