@SERHAT GAZİ:
Zamanın durduğu o kimsesiz saatlerde oturup düşündüm,
Arkamda bıraktığım yılları, avuçlarımdan süzülen o masum çocukluğu...
Hayat dediğin meğer ne çok şey alıp götürüyormuş insandan;
Sessizce yitip giden günleri, bir daha dönmeyecek o sıcacık sesini.
Şimdi hangi sokağa dönsem, senin yürüdüğün yollar çıkıyor karşıma,
Hangi kapıyı çalsam, yokluğun vuruyor soğuk bir rüzgâr gibi yüzüme.
İçimde dinmek bilmeyen o sızı, günden güne büyüyen koca bir dağ,
Ne sussam hafifliyor yüküm, ne anlatsam anlayan çıkıyor derdimi.
Yıllarca bir ateş gibi yandı içim, kimse görmedi dumanımı,
Kendi yangınımda kendi kendimi kül ettim de bir sana diyemedim.
Bazen insan kendi kaderine karşı sanki kör olurmuş meğer;
Gözünün önündeki güzelliği görmez, tutamazmış o uzanan şefkatli elleri.
Ne çok hata sığdırdık şu fani ömrün kısacık günlerine,
Ne çok "keşke" bıraktık geride, telafisi mümkün olmayan...
Oysa senin bir tebessümün yeterdi bütün yanlışları silmeye,
Bir kere "canım" demen yeterdi dünyayı yeniden önüme sermeye.
Şimdi geceler daha uzun, sabahlar daha soğuk ve anlamsız.
Yastığıma düşen her gözyaşında senin o huzurlu kokunu arıyorum.
"Geçer" dedikleri hiçbir şey geçmedi, sadece alıştı yüreğim sızlamaya,
Sadece öğrendim gülümsrken bile içten içe kanamayı.
Sen gittin ya bu şehirden, gökyüzünün de rengi soldu sanki,
Kuşlar bile başka türlü ötmeye başladı, rüzgâr bile acı fısıldıyor.
Bütün dualarımı biriktirdim, bıraktım senin uyuduğun o sessiz toprağa;
Rabbim seni cennetinin en güzel köşesinde ağırlasın diye...
Herkes beni ayakta görüp de zamana yenilmediğimi sanır bu ellerde,
Oysa ben senin yokluğunda bir ömrü yok sayıp çoktan pes etmişim.
Sen toprağın altında uyuyorsun sanıyorlar her fırtınalı gece,
Oysa ben her gece senin mezarından toprak alıp kendi üzerime örtüyorum
Kayıt Tarihi : 28.08.2026 14:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!