@SERHAT GAZİ:
Bir ev boşalır ya hani, odalar ağırlaşır,
İnsan kendi sesinden, kendi gölgesinden utanır.
Sen gittiğinden beri anne, bu evde saatler sızlar,
Eşiğe basarken ayağım çeker, ayak izlerin sızlar.
Kendi elimle örttüm üstünü toprağın bir sabah vakti,
Sanki kendi nefesimi örtmüşüm gibi, ciğerim kesildi.
"Evlat" diyişin vardı ya, dünyadaki tek sığınağım,
Şimdi hangi rüzgâr esse, o sesin özlemiyle üşürüm, sararırım.
Ne çok yük taşıdın o narin omuzlarında kimse bilmedi,
Akşamın karanlığı çökünce gözündeki yaşı kimse görmedi.
Bize ekmek, bize yuva, bize dünyalık dert oldun da,
Bir tek kendine, bir tek kendi canına yetişemedin anne.
Ellerim var şimdi, sana doğru uzatamadığım,
Gözlerim var, ne tarafa baksam hep seni aradığım.
Ahiret dedikleri o uzak, o sonsuz diyara verdik seni,
Biliyorum, orası buradan daha güzel, daha ak, daha dingin;
Ama burası... senin durduğun yer anne, öyle yetim, öyle derin...
Hakkını helal et demek bile ağır geliyor dudaklarıma,
Senin hakkın ödenir mi bir ömrün yorgunluğuna?
Geceleri rüyama gel, hiç konuşma, sadece bak yüzüme,
Bir kere daha "yavrum" de içinden, merhem ol şu sızlayan gözüme.
Bütün dualarım, bütün sükûtum sana emanet şimdi,
Bu dünyada kavuşamadım ya kokuna yeniden,
Ahiret kapısında, o nurlu gölgende beklet beni...
Kayıt Tarihi : 28.08.2026 14:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!