@SERHAT GAZİ:
Bir sokağın lambası söner içimde, karanlık çöker usulca,
Kendi sesim bile bana yabancı gelir bu geç vakitte.
Bir ömrü yürümüşüm de sanki hep aynı yere varmışım,
Bastığım her toprak parça parça dökülmüş de ayaklarımdan,
Ben kendi izlerimi bile kaybetmişim bu yorgun şehirde.
Kime tutunduysam bir parçam kaldı elinde,
Kimi sevdiysem bir parça eksildim içimden...
Şimdi geriye dönüp baksam, ne o eski çocuk var yollarda
Ne de baharları bekleyen o hevesli gençlik.
Bazen durup sadece susmak ister insan,
Bütün dünyayı dışarıda bırakıp, kilit vurmak ister kapısına.
Kimse arayıp sormasın, kimse bilmesin nerede kanadığımı...
İçimdeki o koca kalabalığı sessizce dağıtsam tek tek,
Bütün hatıraları bir gecenin kuytusa gömsem fısıltıyla.
Sadece bir sır kalsa geride, aramızda, kimsede olmayan;
Ne bir kitaba yazılan, ne de bir ağıtta yakılan...
Kendi dertlerimle, kendi kimsesizliğimle kalsam baş başa.
Yıllardır başkalarının yükünü taşıdı da bu yorgun omuzlar,
Bir tek kendi yüküne yer bulamadı şu daracık ömrümde.
Gözlerimde biriken o yağmuru serpsem şimdi boşluğa,
Ne rüzgâr anlar sızımı, ne de şu soğuk duvarlar.
Toprak bile çağırırken artık beni yavaş yavaş,
Ben hâlâ ayakta durmanın masalını anlatıyorum herkese.
Oysa bilseler, bu tebessüm bir maskeden ibaret yüzümde,
İçimde fırtınalar koparken, dışarıda yaprak bile kıpırdamıyor.
Öyle bir yorgunluk ki bu, ne uyku geçirir ne de bir dua...
İnsan kendi içindeki o karanlık kuyuda boğulurmuş meğer.
Şimdi tutsak kaldığım bu hayatın ortasında çekilsem bir kenara,
Dünyanın bütün gürültüsünü susturup, kendi derinliğime dalsam...
Öyle bir gitsem ki bu ellerden, kimseler izimi bulamasa;
Keşke ben de kendi içimde saklanıp, bende kaybolsam.
Kayıt Tarihi : 28.08.2026 14:19:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!