Yollar bitti menzil sana varmıyor
Diz çöktüm de dünya beni sarmıyor
Senden başka kimse hatır sormuyor
Yalnızlığa kızılmıyor bitanem
Zaman akar, sular bende durulur
Hak, bu acıyı vermesin başlara
Sırrımı anlattım uçan kuşlara
Yükledim derdimi kara taşlara
Bu bayram sana gelemedim oğlum
Bayram seherinde büküldü belim
Yüzün bir ay tutulması
ömrüme denk gelen en güzel afet..
Ben bu enkazın altında kaldım
sen uzaktan seyret.
Ceplerimde sana biriktirdiğim onca kırık kelimeyle
Yürüyorum şimdi yokluğunun kollarında bu nasıl bir esaret?
Sustu kelimeler, cümleler yorgun,
İçimde biriken o nehir durgun.
Beklerken ruhumuz yeni bir vurgun,
Yalanı gerçeğe kattı bu ömür.
Aynaya bakınca yabancı yüzler,
Ruhumun mülküne kondun bir kere
Sessizce kazındın en derin yere.
Bakışın içimde sönmez bir yara,
Kaderde yazılan haldir bu sevda
Kelamın zehirdir, süzülür kana,
Yarimden haber esen
Dal ucunda kan gülüm
Kaderdir yolu kesen
Avucuma kon gülüm
Ömrümü dara astım
Sözlerin mürekkebi kurumamıştı daha...
Henüz 'biz' demiştik
henüz yolun başındaydık...
Hangi terazi tarttı da bir tek yanlış cümleyi
Koca bir ömre bedel kılıp feda ettin bizi?
Ben senin sustuklarını bile duymaya razıyken
Bir hırka bıraktın, içi dert dolu,
Giymedim, sırtımda kor olur diye.
Sana çıkacak her bir sevda yolu,
Yürüdüm, sonunda yar olur diye.
Falcılar çizgide adını arar,
Beni böyle derme çatma sevme...
Gidişlerinin enkazını ruhuma miras bırakıp,
Sonra bir avuç sahte teselliyle
Yıkıntılarımı yamalamaya kalkma.
Senin gelişlerin, yangından sonra gelen
Cılız bir yağmur gibi
Solumda bir sızı
faili meçhul bir vedanın yükü..
Gözlerimde kurumuş pınarların sessiz çöküşü.
Ben seni en çok kimsesizliğimde sevmiştim
Şimdi bir şehri yakmışım, içimde senin külün…
Zaman dedikleri, kırık bir saatin bitmeyen yalanı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!