Hakikat bahrine dalmayan insan,
Doğruyu yanlışı bilmeyen insan.
Mazlumun yaşını silmeyen insan,
Her gün bin bir rekat kılsa ne fayda.
Zalimin yanında safını tutan,
Gönlümün bağında güller kurudu,
Bahar müjdesini versen ne fayda?
Ümidin sesini dertler bürüdü,
Huzuru ömrüme sarsan ne fayda?
Hasretin omzumda ağır bir yükmüş
Hayalin karşımda, daldım derine,
Gönül bir bilmece, çözsen ne olur?
Dünyayı koysalar senin yerine,
Aşkın mizanını dizsen ne olur?
Yıllardır içimde sönmeyen narsın,
Affetmek büyüklük, sitemse acı
Sen seçtin başıma dikenli tacı
Mademki sendeydi aşkın ilacı
Derdimin çaresin bulsan ne olur?
Bir hata yüzünden ömür mü biter?
Ayaza kesilmiş umut bağları
Eritmez içimdeki karlı dağları
Geçti gençliğimin güzel çağları
Ömrümü elimden alan nerdedir?
Zemheri ayında açar mı güller?
Ufacık bir sitemi hemen veda sayıp da
Eski mutlu günleri atmak mıydı niyetin?
Yıldızları söndürüp geceye yas yayıp da,
Gönlümün ufkunda tez batmak mıydı niyetin?
Vuslatın köprüsünü el ele geçecekken
Zalim çekmiş hançerini beline
Kudret kuşu konmaz garip eline
Bakmaz oldu yoksulun göz seline
Gözyaşım var, kimse silmez neyleyim?
Kapanmaz içimde açtığın yara
Sinemi dağlayan közdür be oğul .
Gülüşün gömüldü bir avuç kara
Savrulan ömrümüz tozdur be oğul...
Dalında açmadan solan gülümdün
Güneş doğsa bile her yanım ayaz
Gidişin mevsimi kapkara bir yaz
Yürekte bir melodi elde bir saz
Dertli bir bozlakla dolasım geldi
Vuslat dedikleri Kaf Dağın ardı,
Bir ömrün bakiyesi, avcumda biriken kül
Kuruyan dudaklarım, sükutumda solan gül
Şehir sustu bu akşam, sokak lambası sönük
Gönlümün aynasında, yüzüm hep sana dönük.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!