Kırık bir saatin yelkovanına asılı kaldı çocukluğum..
Herkes vaktinde ulaştı menzile,
ben hep o saniyede yoruldum.
Bir kentin kalabalığında,
kaldırım taşlarına emanet gölgem
Adım atsam uçurum, dursam dünya bir gemi
Çocuk olmadım ben...
Uçurtmaların kuyruğuna hiç asılamadı benim umutlarım
Şeker kokulu rüyalarım
bir yetişkinin öfkesinde can verdi...
Kırmızı bir bisiklete binip rüzgarı öpemedim hiç...
Pamuk şekerlerin pembeliği değil
Gel gönül gafletten ayıl,
Budur en büyük falah de
Her nefeste şükre koyul
Sen gel "Elhamdülillah" de...
Kibir hırkasını çıkar,
Gümüş tasla zehir sunar
Cahil olan buna kanar
Kendi yaktığı ateşte
Yine kendi ruhu yanar.
Gurur dağı yüce sanma,
Kelimeler mahcup, mısralar yetim
Sana çıkan yollar asıl niyetim
Sen benim en büyük mağlubiyetim
Seni sevmek ne güzel gece gözlüm
Karanlık geceme, bir şavk vuruyor
Gönül kapını açma, aralık kalsın öyle,
Ben bir gece kuşuyum, sırlarım kalsın böyle.
Hatıralar kapını, çalarsa bir gün eğer,
Bil ki uğrar geçerim, bir an bin yıla değer.
Ruhumun surlarında çatlaklar derin,
Sızıyor içeriye zehri kederin.
Gidişinle devrilen o koca şehir,
Şimdi içimde bir yangın, bir zehir.
Kinle beslenen uykular haram,
Kapanmıyor o eski yaram,
Senin için küçük bir ev hazırladım,
Şehrin kalabalığından uzak bir yerde.
Duvarlarında sıcak renkler olsun istedim
İçeri girince huzur dolsun diye.
Hani bir gün gelirsin diye…
Salonun bir köşesine büyük bir kitaplık koydum
Mürekkebin akar olmuş ellerin yurduna
Mısraların dizilir olmuş mazi ardına
Ulan ne diye düşmüşsün dünlerin derdine
Canımı bin parçaya, bölerek gidiyorum.
Mutluluk istemiştim bağrımı deldi geçti.
Gitme…
Sen gidersen sabahın da bir anlamı kalmaz.
Perdeler küser güneşe, çay bile soğur bardağında.
Ben insanlığımı yitiririm ardından
Gitme…
Ellerin çekilirse üstümden, içimdeki bütün kötülükler uyanır.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!