Bunca yıl kimsesizliğin o buz gibi soğuğunda kaldın
Her gülüşün ardında binlerce gizli yara sakladın...
Sen umudu beklerken hep hayal kırıklığına sarıldın
Kendi hayatının içinde en çok da kendinden yoruldun.
Hep bir eksik hep bir yarım bıraktılar seni
Henüz koklamadan soldu gül yüzün
Kalbimi söküp de nereye gittin?
Gönlüme ekildi bitmeyen hüzün
Boynunu büküp de nereye gittin?
Süt kokusu vardı beyaz bezinde
Yazılan her bir satır dertli kan gibi damlar,
Mısraya sığmaz oldu, içteki büyük gamlar.
Hangi mısra içinde, sığınıp da avunsam?
Hangi yalanı giyip, bu gerçeği savunsam?
Kaderin sunduğu en güzel yazı
Üzülme sevgilim ben varım artık
Akıyor gönlüme aşkının özü
Üzülme sevgilim ben varım artık
Yıllarca kalbine ağır yük oldu,
Hani bir akşamüstü, bir dostun kapısında kalırsın ya,
Öyle bir sızı bu işte...
Dışarıda mevsimlerin ne halt karıştırdığı umurumda değil
Güneş doğmuş, yaprak dökülmüş, kar kış kapıdaymış...
Geç bunları
Benim derdim mevsimlerle değil
Gurbetin kahrını çekmişe sorsan,
Aşk dediğin bir tek sözden ibaret.
Eğer ki yanımda öylece dursan,
Dünyanın varlığı bizden ibaret.
Hasret dedikleri sessiz bir yılan,
Vefasız bir rüzgar gibi esip geçtin hayatımdan
Bir veda bile etmeden kopardın beni canımdan....
Ben sana sarsılmaz bir sadakatle bağlıydım
Meğer ben bu aşkta hem sanık hem de zanlıydım
Gözlerimdeki umudu tek kalemde sildin sen
İçimdeki neşeyi sessizce alıp gittin sen.
Gül kokun sinmiş ipek saçlarına
Sevda ilmeğin de bir örgünüm ben
Gözlerin sebepken tüm suçlarına
Kirpiginin ucunda sorgunum ben....
Eski Bir şarkı ruhuma değerse




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!