Senin için küçük bir ev hazırladım,
Şehrin kalabalığından uzak bir yerde.
Duvarlarında sıcak renkler olsun istedim
İçeri girince huzur dolsun diye.
Hani bir gün gelirsin diye…
Salonun bir köşesine büyük bir kitaplık koydum
Sevdiğin romanlardan,şiir kitaplarından dizdim raflara.
Bazı sayfaların arasına kurutulmuş papatyalar bıraktım,
Belki görünce gülümsersin diye.
Hani bir gün gelirsin diye…
Ceketini asacağın o boşlukta kaç yıllık bir özlem uyuyor
Ayakkabıların eşiğe değince, zaman diz çöküp susuyor.
Tüm ayrılıkları bir kağıt gibi yakıp kül ettim ocakta
Dumanı tütmeyen bir yangın sönsün ellerin ellerimi bulsun diye.
Hani bir gün gelirsin diye…
Pencerenin önüne iki kişilik bir sessizlik bıraktım
Akşam olunca birlikte dinleriz yağmuru diye.
Perdeler hafifçe dalgalansın istedim
İçeri biraz deniz, biraz umut dolsun diye.
Hani bir gün gelirsin diye…
Mutfağın rafında en sevdiğin fincan duruyor hala
Kenarında yarım kalmış bir sohbetin sıcaklığı.
Çayı ağır ağır demliyorum her gece..
Buharı yüzüne değsin de içim dinsin diye.
Hani bir gün gelirsin diye…
Bahçeye ince bir yol yaptım taşlardan,
Adımların kaybolmasın diye geceye.
Her taşı tek tek ellerimle yerleştirdim
Belki birine basınca beni hatırlarsın diye.
Hani bir gün gelirsin diye…
Balkona sardunyalar diktim kırmızı kırmızı
Evin yüzü biraz sana benzesin diye.
Her sabah suyunu verirken adını fısıldadım
Çiçekler bile seni tanısın diye.
Hani bir gün gelirsin diye…
Kayıt Tarihi : 2.06.2026 09:50:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!