Mürekkebin akar olmuş ellerin yurduna
Mısraların dizilir olmuş mazi ardına
Ulan ne diye düşmüşsün dünlerin derdine
Canımı bin parçaya, bölerek gidiyorum.
Mutluluk istemiştim bağrımı deldi geçti.
Gönlün benden vazgeçip, yaban bir gülü seçti
Kaderim dediğim yol, mahşere kapı açtı
Belamı gözlerinden , bularak gidiyorum.
Yalancı sevdalara gizli köprüler kurarken,
Kalbim can çekişti, sen o yollarda yürürken
İhanet kefenini üzerime sararken
Gökleri feryadımla, delerek gidiyorum.
Gönlümü ferş ettim, her adımda emek vardı,
Benim şu sadık sevdam koca dünyayı sardı
Beni sevmek senin için bu kadar mı zordu
Seni yalnızlığına salarak gidiyorum.
Ben sana ne yaptım bu zulmü bana hak gördün?
Bana sitem ettin de başka elleri sardın
Kadir kıymet bilmedin hiç sen vurdukca vurdun
Ağlanacak halime gülerek gidiyorum
Beni kör bir kuyuya elinle atabildin.
Aşkı yalancı bahara nasıl satabildin?
Sen benim helalime haramı katabildin.
Sana en ağır vebal olarak gidiyorum.
Sana olan güvenimi ellerinle yıktın
Vefasızlık tahtına mağrur edayla çıktın
Söylesene gülüm sen benden ne çabuk bıktın
Yük olan neyim varsa alarak gidiyorum
Sen istedin bu sonu, zaferinle gurur duy,
İster bir ömür ağla, istersen ellere uy
Şimdi bu şiirimi de sustuklarıma say
Hesabım mahşeredir, bilerek gidiyorum.
Aşkın son namazını, kılarak gidiyorum
Kayıt Tarihi : 20.04.2026 21:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!