Aşk
Bir gülün kokusunda kaybolmak değil yalnız
Dikenini avuçlayıp yine de incitmemektir sevdiğini…
Bir ömür susuz kalıp
Adını dudağında zemzem diye taşımaktır..
Meryem olmaktır aşk..
Dil uzatanların taşına rağmen
Kalbinde tertemiz bir secde saklamak.
İffetin göğsünde büyütmektir en ağır yalnızlığı.
Yakub olmaktır aşk
Ayrılığın en uzun gecelerinde
Gözleri perde perde kapanırken bile
Belki gelir diyerek sabrı terk etmemek.
Hasretin ağırlığını
Bir gömleğin kokusuyla yaşamaktır
Hatice olmaktır aşk
Bir insanı herkes terk ederken
Ona ilk inanan olmak.
Yorgun bir ruhun omzuna
Merhametiyle gökyüzü sermektir..
Aşk, bir gece vakti kendi sesini unutmaktır..
Göğsünde büyüyen o sızıyı
Bir kuş tüyüymüş gibi, incitmeden taşımaktır
Aşk...
Bir seccadenin ucunda unutulmuş gözyaşıdır
Kimsenin görmediği bir vakitte
Göğe bırakılan emanet gibi…
Aşk...
Toprağa düşen bir tohumun
Kendi canından vazgeçip bir çiçeğe can vermesidir.
Bittiğin yerin aslında başladığın yer olduğunu anlamaktır.
Gök kubbe altında söylenmiş en eski türkü
Ve hiç açılmamış bir zarfın içindeki en taze mektuptur...
ve nihayetinde aşk
Vuslatı mahşere, emaneti Allah’a bırakmaktır..
Kayıt Tarihi : 13.05.2026 19:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!