Tutunmak istiyorum havaya, suya,
Dağa taşa, kuşa, sabaha.
Elimdeki işe, evimdeki eşe,
Doğruya, sağlam bilgiye…
Tutunmak istiyorum göğe ve denize,
Viran kalmış baksana bizim köylerimiz,
Yolları ot bağlamış, kesilmiş izlerimiz.
Beli bükük dedeler eşikte nöbet tutar,
Gurbete kurban gitmiş bütün gençlerimiz.
Ne bir gelen duyulur ne bir çocuk sesi,
Ararım, bulamam hiç kendimi kalabalıkta,
Ruhum çekilir benden, sanki dipsiz boşlukta.
Saate pil koyarsın, yürür akrep yelkovan,
Durmuş bir saat gibi kalakaldım burada.
Aşk, zaman, para derken kaldım ölü hayatta,
Gönlüme çöktü şimdi, bir tatlı hüzün.
Kuşattı alevin sanki, yanar yüzüm.
Ne bir selam ettin ne de bana kelam,
Bükük kaldı boynum, görmedi hiç gözün.
Odamda yapayalnız, kapıda gözüm.
Gönlüm kırık, menzil uzak, yollar dar.
Mevla’dan diledim benim ol sen yâr,
Bir umut serdim, sensiz bu geceye,
İçimde dua yandı, döndüm heceye.
Hasret içindeyim, oldum ben bizar.
Cihanda yoktur onun hüsnüne denk bir nişân,
Sözü kemandır; değdi mi yakar cânı cânân.
Siyah saçları, ela bakışı var kalp yakan,
Ardında bıraktı vîrânı, aşkı hep yalan.
Kalbime girdi sessizce, derin bir iz açan,
Alnıma yazılmış kader sensin,
Bu gönlümün sultanı, cana değer sensin.
Aşkınla öğrendim ben hem yaşamı hem hâli,
Varlık dediğim ne varsa o da sensin.
Sensiz güneşim batmış, gündüzüm yok olur,
Gecedeki zindanım, ruhumu yakan sensin.
Sen bana bir aşk oldun, içimde keder,
Mutlu değilsin, bil ki bu daha beter.
Andım durdum ben boş, sensiz hayaleri,
Sinemde kök saldı acın sevdan, yeter.
Kalbim acıyla doldu döndüm ben hara,
İsterim soğuk bende, bahar sende olsun,
Kaybolmuş mevsimimi senin sevdan bulsun.
Aşkla yanan gönlüme sen uzun bir yolsun,
Etme zulüm yeter artık sende bir kulsun.
Ardımda nefesi var, içimde o korku.
Heyecan korkuyla iç içe yürüyorum.
Karanlığın ortasında yalnız kalmışım,
Aydınlığı ararken çamura batmışım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!