Düş misâli çöktü üstüme, yandım sana ben,
Geçti bahâr-ı ömrüm, kaldı hicrân bana hem.
Gönlü sevda bilmez idi, yordu beni gam,
Aşkı tatmamıştım, kaldı hicrân bana hem.
Gözleri bakar görmez oldu bahtsız bana,
Gönlüme çöktü matem, her yanı hüzün sardı,
Gözlerden çağlayan aktı, tazelendi özüm.
Sebep aramadı gönül,
Ne söz söyledi
Ne selam.
Hüzün içimde, çözülmez bir düğümüm,
Bırakın beni kendime, ben tenhâ öleyim.
Bir katre huzûr için sessizce süzülen,
Ben kuru bir dâla düşmüş çiğ gibiyim.
Dağılsın ah sînemdeki bu tîre duman,
Dem-beste gönlüm demli bir çaydır bu demde,
Bir berg-i hazânım, savrulurum âlemde.
Her subh u seher yâdın ile uyanırım,
Şebler boyu ismin dökülür her nefeste.
Aşkınla perişânım, sana divâneyim,
Dilim lâl oldu nâmın zikr edince cân içinde,
Sükûtum feryâd eyler gizli gizli cân içinde.
Düğüm düğüm nefes kaldı boğazımda ey nigâr,
Bir âhım sığmaz oldu bu dar imkân içinde.
Gözlerin dediğin, karanlığı azaltan ışık saçar,
Ağladıkça gecem uzar, sabah benden kaçar.
2022
Rehberin varken sakın, elin boşta kalmasın,
Kitap ortadayken artık, sır perdesi olmaz hiç.
Ol kutlu Nebî sakın, sana küsüp darılmasın,
Yoksa kabrin zehir olur, orada rahat olmaz hiç.
Bırak şu nefsini, zira seni hep nâra sürükler,
Ne demdir bitmez oldu bu intizar vakti,
Uzadı gölgem, sabrım eridi gizlice.
Her şafak eski bir nakşın tekrar vaktidir,
Avucumda kalan bir boş kabir sessizce.
Ömür bir rü’yâ imiş, zaman hançer-i tîz,
Vurur da cerh açar, izi kalır derûnda.
Balçık idi asl-ı cânın, yek çeşit çamurundandır,
Bu cihâna düşmek insân için ağır imtihândır.
Sağ yol açıkken saparsın nefsinin izlerinde,
Ömrü virân eyleyen hep bu hevesler zindânıdır.
Bir bahar akşamı yorgun düşmüşüm,
ağaçların altında dolaşırken.
Her yaklaştığım dalda
kuşlar ürkek kanat çırpıyor.
Ağaç diplerinde kediler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!