Elimde Yüreğim, Ümitsizce Perişan.
Dünyayı Anladım, Leylanın Kalbinden.
Izdırabım Leyladan, Issızlık Çamurdan.
2026
Cehennem-i hicrâna düşmüşüm, cennetim ol şimdi,
Ateşlere yanmışım, lûtfeyle söndür beni şimdi.
2026
Her kes kendi seyrinde, hâlimden bî-haber,
Bu sînede açılmış bî-nihâye bir hasâr.
2026
Ne bâd-ı belâ eser ne de bârân-ı gam iner
Lâkin dilimdə dâim o mestân duman tüter
Bir lahza düşse hâtırıma nâgehân hayâlin
Gönlüm seni bilmece-i pinhân sanıp yiter
Rûhumda açtı zernigâr aşkın derûnî oldu bir yara,
Kim merhem eyler bilmem artık, bu nihân âh u zâra. Mahkûmum ol şûh-i cefâya, çâre yok sabr ü sükût, Çekmek düşer bu derdi cân; itmez gönül hiç ihtiyâra.
Şeb boyu süzüldü dîdeden yaş, söyledi hâlim dile,
Söz bitti artık; sükût kaldı aşk önünde tek çâreye. Bahtımda yazılmış ise elbet bu ateş ile yanmak,
Şikâyet etmez Bâkî-veş gönül, bu yazgıdaki yâra.
Hazân hüznü dolaşır cânım içre,
Bitmez bir dâğ oldun yanan cânım içre.
Bir sözünle yıkıldı cümle hayâl,
Dinmez bu sızı, kanar cânım içre.
Bir gün işitir mi âhımı cânânın kulağı,
Yoksa ebedî midir bu sükûtun durağı?
Firkat yükü düşmüşdür dil-i virâneme tuzak,
Rûhum taleb-i vuslat ile arar hep o çağı.
Bir duâ iner mi hâk-i mezârıma nihân,
Bir hâl düşer gönlüme yâdınla nihân-dır,
Aklım tutulur, aşkın içimde bî-pâyân-dır.
Bir mu‘ammâsın ey yâr, ne adın var ne izin,
Gönlümde saklı kalan sır hep pinhân-dır.
Geçti bahârım, neş’e-i hayr ü alâmet kalmadı,
Dünyâ köprüsünde bana bir işâret kalmadı.
Dalmıştık hayâle, gelmedi bir subh-ı safâ,
Nice sevdâlar geçti, gönlümde muhabbbet kalmadı.
Bir tûfân içinde savrulur oldum ser-gerdân,
Aşkla semaya uzandı ellerim,
Sana gelen yollardan geçemedim.
Senden başkasını hiç bilmez iken,
Sana dair aşkı söyleyemedim.
Sen ruhumda kopan son fırtınaydın,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!