Terk eyleyip giden sensin, bu cerâh bendedir,
Yarın ne olur bilmezsin, sonunu görmezsin.
Vicdânının kara zindânı hep sendedir,
Bunca suç ile yine sen isyân edersin.
Tutunmak istiyorum havaya, suya,
Dağa taşa, kuşa, sabaha.
Elimdeki işe, evimdeki eşe,
Doğruya, sağlam bilgiye…
Tutunmak istiyorum göğe ve denize,
İster ol gündüzüm ister gecem, varsın,
Bu gönül dâvasının bitmeyen hükmü sensin.
Yüreğimde açılan en mukaddes bir sırsın,
Alın yazımda yazılı tek isim sensin.
Sen varken âlemimde her mevsimim yazdır,
Derde düştüm bir dilberin yüzünden,
Hor baktı gözüyle mecnun hâlimden.
Zehir oldu sözler yârin dilinden,
Yaktı, viran etti gönlüm içinden.
Aşkınla yandım ey dilber, sanma ki ahım diner;
Bu dert bana can gerek, çare dileyen kim olur.
Gamınla yoğrulmuşum, vuslat bana haramdır,
Aşk yolunda feryat eden mesrur kalan kim olur.
Viran kalmış baksana bizim köylerimiz,
Yolları ot bağlamış, kesilmiş izlerimiz.
Beli bükük dedeler eşikte nöbet tutar,
Gurbete kurban gitmiş bütün gençlerimiz.
Bir sır gibi açıldı bize ömür denilen,
Gidiş ya gündüzdendir
ya şeb-i sevdadan.
Gönülde bahar eser,
kış hükmünü sürer.
Elde bir sevda kalır,
Balıkçılar kırgın, balıkçılar dargın,
Denizler hüsran dolu, umutlar dargın.
Kartal sahilinde bekler yorgun birer can,
Biçare ruhlarına düşer kaderin narın.
Hep Hüda’dan diledim ben seni yâr,
Gönlüm kırık, yol uzak, menziller dar.
Bir umut serdim geceye sessizce,
İçimde dua yandı, yâr gidince.
Cihanda yoktur onun hüsnüne denk bir nişân,
Sözü kemandır; değdi mi yakar cânı hemân.
Ela bakışlı, kınalı saçında vardır gizli kader,
Gitti… ve ardında bıraktı bırakma beni nâlân.
Kalbimde açtı sessizce derin en derin bir iz,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!