Öyle garip devran ki devrilesi bu devran
Dört mevsimin beşinde düşler çile çıkıyor
İster çıldır derdinden istersen susup kıvran
Şubat Otuz olunca derde mola çıkıyor
Sadakati köpekten, yiğitliği yılandan
Öğrenenler elbette olmaz doğru olandan
Tilkiler paye bekler her yağmadan, yalandan
Tosbağayla birlikte balık dala çıkıyor
Bin sebep biriktirdim iğrenmeye, kusmaya
Mecalim yok yine de bir köşede pusmaya
“Kızoğlankız!” diyorlar kırk kırıklı yosmaya
Oysa arlı olanın adı dula çıkıyor
Üst yanını örtenler, alt yanını açtılar
İffet denen ziyneti orta yere saçtılar
Teşhircilik revaçta, teşhire muhtaçtılar
Edep bilmez etekler dizden bele çıkıyor
Nice dava adamı hava çıktı, şaşmadık
Çomarların peşinde ava çıktı, şaşmadık
Elindeki kılıcı tava çıktı, şaşmadık
Dünkü asilzadeler bugün köle çıkıyor
Âlimlerin irfanı bir arpadan az gelir
Emellerin başında hazım gelir, haz gelir
İşte ahir zamanda güz ardından yaz gelir
Doru diye alınan atlar kula çıkıyor
Şair, kahpe devranın ne oğlunda, kızında
Arsızların adını gezdirmedi ağzında
Bak çıkardı baklayı hem de ışık hızında
Artık sövgü ordusu dilden yola çıkıyor
Kayıt Tarihi : 26.05.2026 01:25:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!