Gönlüme çöküyor hüzünlü tanım,
Senden kalanlarla eksik her yanım.
Bir aşkın artığı gözümde yaşlar,
Islak yanağımda susmaz figanım.
Ne bir söz bıraktın, ne gizli selam,
Hüzün içindeyim, çözülmez bir düğümüm;
Bırakın düğümümle ben düğüm öleyim.
Bir parça huzur verin, sessizce güleyim,
Resmime gözden akan damlayı bileyim.
Dağılsın artık ince dumanlar sînemden,
Şükürler alemin tek sahibine,
Sev, koru bizleri ceza gününde.
Bir deyip tasdikle dilde bir kıraat,
Secde etti alnım, iblis ateşte.
Senden başkasına minnet eylemem,
Dilim lâl oldu nâmın zikr edince cân içinde,
Sükûtum feryâd eyler gizli gizli cân içinde.
Düğüm düğüm nefes kaldı boğazımda ey nigâr,
Bir âhım sığmaz oldu bu dar imkân içinde.
Kaba sanırdım özümü, meğer camdanmış gönül,
Toprak idi asl-ı cânın, çeşit çeşit hamur,
Kime çalım satarsın, unutma aslın çamur.
Hevâ heves yaşarsın o nefsinin peşine,
Bu cihânda yaşamak imtihân insana ağır.
Ey şaşkın kalabalık,
Bu acele nereye?
Kimse kovalamıyor beni,
Ama ben benden kaçıyor.
Ezan okunur, yavaş yavaş adımlar.
Saflar bazen dolar, ruhlar eksik.
Şarap sandım içtiğim, meğer ateşmiş bana,
Zehri bal bilip içen, ayık kalan kim olur?
Bir nazar yetti bana, yıktı sabrı, aklımı,
Bu gönül viranedir, mamur olan kim olur?
Sırrın düğümünde çözülmez bir ateş var,
Kopar ipi; bağ kalır, bağda yine kader.
Sensiz geçen ân, vakitten düşmüş bir nefestir,
Ruhum senin adınla var, senin yokluğunla heder.
Yollar sana çıkar; sana döner yalnız,
Ayak izim kendi içimde kaybolur.
Kalbim küle dönmüş, savruluyorum.
Sildikçe boşaldı taneler,
Gözlerimde damlalar kurudu.
Tazelendi özüm, her gün yandıkça,
Sönmez içimdeki yangın soğudukça.
Sebep arar da bulamaz gönlüm,
Elimde değil sevdan, yaktı beni kül etti,
Yüreğim sana düştü, gece gündüz yol bitti.
Ümitsiz ama yine kalbim, sana yöneldi,
Perişandım ararken, izin kaybolup gitti.
Dünya etrafımda, bir değirmen gibi döner,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!