Ne gariptir deli gönlüm;
Kimi güler, kimi ağlar!
Bilinir mi halim
Kimi durgun, kimi çağlar!
Çalamazlar gönül sazım
Keçi dağdan indiğinde
Kurt kuzuyla gezdiğinde
Dünya bana güldüğünde
Ben de sana güleceğim.
Yağmur yağıp dinmeyince
Gel dostum beni sınayıp durma
Kara kazanlarda piştim de geldim
Dostunu düşmanla eş tutar olma
Sırat Köprüsü'nden geçtim de geldim
Dost dostundan esirgemez vârını
Tarifsiz acılar vardır
Yaşarken bir türlü
Üzerinden atamadığın!
Ne yapsan kurtulamadığın...
Her nefes alışında yüreğini sızlatan
Yüzüne yayılan o solgun ifade!
Elveda sevgilim, umutlara...
Sensiz mutluluğa
Aydınlığa
Güneşe, mehtaba, aya
Hayata, coşkuya
Sana
Teyzemin çocukları
Seni hep böyle çağırırdı;
Es'bebe...
Büyüdü, eşek kadar oldu
Sıpalar!
Es'bebe aşağı...
Nihayet, Eylül'ü de bitirdik!
Şimdi, sırada
Ekim'in masumiyeti var.
Bir de kuşların ve benim
Sıcak ülkelere
Göç etme vaktimiz geldi!
Kırk yıllık dostluklar vardır hani
Zamana meydan okuyan
Kaç yıl geçse de aradan
Bir zerre olsun onlar
Ödün vermezler varlığından!
Ay paresi, can paresi, nur paresi
Kar tanesi, kor tanesi, çiğ tanesi
Gül perisi, su perisi, iyilik perisi
Bahtın açık, yolun aydınlık olsun!
İçinde, sevgiyle sarılmış
Akıl terazisi şaştıktan sonra
Ay doğup bacadan aştıktan sonra
Yolumuz yokuşa düştükten sonra
Gelsen ne olur ki gitsen kime ne!
Tüten ocaklar söndükten sonra




-
Cavidan Burcu Karakaya
-
Asef Zubeyr Korkmazoğlu
-
Bir Mim Kemal Ertuğrul
Tüm YorumlarEsma cım uzun zaman sonra döndüm.. sana ulaşamıyorum.. gel yine.. sevgiler..
diyecek hiçbir şey bulamıyorum, ben şair değilimki yuregımdekılerı yazıya dokuvereyım.
Sözcüklerle oynamayı seviyor Esma,hayatla dalga geçmeyi.Zaten şairin işlevi de bu değil midir,çaktırmadan sezdirmek ve bunu çok güzel koyuyor yazdıklarında, söylemiyle,töresiyle Anadolu tatları da katarak şiirlerine..
Kalemine kuvvet diyorum sevgili Esma..
Sevgilerimimle
Mim Kemal Ert ...