Fosil Aşkım Şiiri - Esma Özdemir

Esma Özdemir
252

ŞİİR


15

TAKİPÇİ

Fosil Aşkım

Kırk yıllık dostluklar vardır hani
Zamana meydan okuyan
Kaç yıl geçse de aradan
Bir zerre olsun onlar
Ödün vermezler varlığından!

Biz de öyleyiz ikimiz canım!
Bir fincan kahve misali
Kırk yıl değil;
Bin yıl geçse de üzerinden
Tadı ve lezzeti unutulmayan...
Hatırı hürmeti gönülde bâki kalan
Bin yıllık
Köklü ağaçlar gibiyiz seninle!

Düşünün kimyasal bir madde
Bir karbon elementi meselâ
Binlerce yıl toprağın altında
Evrim geçirir de
Nasıl da kendini inşâ eder
Değil mi zaman içinde!
Mühendislik harikası
Nanometrik bir hesapla adeta...
Bir cevher kadar ölümsüz olan
Yıllandıkça kıymeti artan
Bir elmas madeninin
Hayat serüveni gibi
Ömürden geçip giden
Yıllara karşı direnen
Gizemli hikayemiz...

Şimdi neredesin ey...
Gönlümün sabah yıldızı?
Söyle!
Uzaklaştıkça her saniye
Gönlüme daha da yakın olan...
Hasretle göz pınarlarımda
Büyüyen iki damla
İki ırmak
Yanağımdan uzayıp giden...
Ve her akşam
Seni düşündüğüm
Efkâr saatlerinde birden
İçime çöken o sis
Puslu gözlerinden aşağı
Süzülen o nehir
Işıklar içinde yanarak
Yudum yudum
Sineme dökülen...

Ah pırlantam!
Fosil aşkım...
Dünya alem yansa
Yıkılsa temelinden
Vazgeçemem
Biliyorsun
Gözlerinin ışığından!
Unut, demek
Belki kolay gelir dile ama
Bu can tende durdukça canım
Bil ki seni unutamam!

İptidâ gözgöze geldiğimizde
Hatırlıyor musun?
Seninle o gün
Neşeyle bakıp birbirimize
Merhaba demiştik!
Hani derler ya eskiler gülüm
Birbirine vurgun aşıklar
Biraraya gelirlerse
Dört yanlarını duvar
Bakar yanlarını ise
Kör zannedermiş!
Aman Yarabbi!
Bizimkisi de işte aynen o hesap!
Kimseye aldırmadan
Sanki yıkılıyordu dünya âlem!
Sevda nehirleri akıyordu
Göz pınarlarımızdan
Hiç durmadan!
İkimiz de onyedisindeyiz bir de
Saçlarımız neredeyse tutuşacak
Aşkın rüzgârından...

Dalgalı bir derya gibiydik
Dünyaya inat
Bir inip bir kalkıyordu
Göğsümüz heyecandan.
Başımızda kavak yelleri esiyordu
Ne de olsa günışığım
Serde gençlik vardı o zaman
Düşün ki
İlkbaharındayız koca bir ömrün...
Aşka düşmek ise sadece küçük bir an...
Baktıkça yeri-göğü kızıla boyayan!

İsterlerse inanmasınlar
İlk görüşte aşka insanlar...
Ne çıkar..!
Aldırma!
O gün, okul yolunda biz
Birbirinden habersiz
Bayram çocukları gibiydik
Seninle ikimiz!
Güneşli bir Mayıs sabahıydı...
Hava gibi
Ateş gibi
Su gibi
Toprak gibi...
Gencecik taze bir fidan
Aynı dalda bir çift
Al kiraz gibiydik!

Kuşlar, ağaçlarda sevinç içinde
Şarkılar söylüyordu, bizim için!
Çiğdemler açıyordu
Sarı sarı yamaçlarda birbiri ardısıra...
Çıra gibi yanıyordu gözlerimiz!
Cemreler düşüyordu habire toprağa;
Saçlarımızda kıvılcımlar saçıyordu.
Göğsümüzde pıtır pıtır bembeyaz
Kozasından yeni çıkmış kelebekler...
Dans ediyordu neşeyle durmadan.
O gün sanki bütün dünya
İkimiz için dönüyordu sadece!

Bir bakışında vurulup ansızın
Can evinden
Bir gülüşünde dirildiğim
Zümrüdü Ankam!
İlk görencem...
Gönlümün çırası...
Bir ucu yanık sevdam!
Fosil aşkım!..
Son sevdiğim...
Hayallerimin süsü
Sen ey iham perisi sevgili!
Biliyorsun değil mi?
İstesem de sonsuza dek
Seni kalbimden söküp atamam!

Esma Özdemir
Kayıt Tarihi : 15.05.2026 14:35:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Esma Özdemir İstanbul, 15 Mayıs 2026 Cuma

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!