Keşke dünya dönmeseydi
Ömrümden bir gün daha eksilmeseydi
Hiç ölmeseydik...
Keşke büyük bir umutla yaktığımız o ateş hiç sönmeseydi
Üşümeseydik...
Ruhumun en görünmez yerinde
Kaybolan şey nedir bilemiyorum
Tarihin en tozlu sayfalarında
Aradığım şey nedir bilemiyorum
Sokağın en kuytu köşelerinde
biz
acılarla dolu bu dünyada hayatta kalmayı becerdiysek eğer
hepimiz şair olduk demektir
ben edebiyatın soytarısıyım
şiir yazacak kadar büyüdüm artık
denize saldım gözlerimi
mahfetti beni üzerime çöken bulutlar
güneşi ateşe verip bir anda kurşun sıktım ellerime
son verdim ceyeran eden yalanlarıma
''sen gel...'' diyordum
''gölgeni arkanda bırak...''
Serseri bir rüzgara sırtımı dayadığımda
Uçuyorum sandım koşarken adımlarım
Güneşin sarı saçları vardı
elektrik direğine konan bir güvercinim ben
öleceğimden habersizim
yere düşeceğimden de
yeterince uzun değildir ömrüm
yeryüzünde yaşayan insanlar kadar
son sözüm yeni bir hayat için bambaşka bir başlangıç olacaktır ‘ölmek…’ diyordu mezarcı ‘ölebilmek…’ diye yalvarıyordu nasırlı küreğine toprağı her kazışının karşılığında yeniden yeryüzüne çıkmak vardı her batışın sonunda yeniden doğmak vardı her gülümseyişin ardında acı bir tebessüm kaldı geriye hı! bir de kuyruğu vardı yıldızların parlayan gözleri yuvarlandı göğsünden yerinden çıkmak isteyen kırmızı kalbi attı daha ne diye bekliyordu savaş gemileri hani bir zamanlar el sallıyordu o küçük çocuk gönüllü savaşa giden babasının arkasından şimdi kılıç sallıyor bunlar ne için sırf hayatta kalabilmek için mi bu kıpırdanış bu işkence, acıdan zevk alabilmek için mi bizi yaşatan soluğu ölebilmek için mi alıyoruz hı! bir de elleri vardı insanların savaşan parmakları kesildi derinden yerinden çıkmak isteyen kırmızı kalbi durdu daha ne diye çalıyordu savaş sirenleri herkes öldü bir yıldız daha kaydı gecenin üzerinden
demir korkuluğa astığım ekmek poşetime bakıp
keşke içinde domates de olsaydı diye
ağladım bugün
her akşam güneşi bekledim ellerimi ısıtmak için
sabah olduğunda çocukların sesiyle uyanmak için luna parklarda uyudum
Sen uzun yaşa he mi Madam Fostır
O cırtlak sesinle yine uyandır beni
Bir daha dünyaya gelirsek eğer
Yine aynı apartmanda kalalım ikimiz
hayatta kalmanın en kolay yolu
makarna yemektir
yaşamak istiyorsan eğer
makarna ye




-
Mustafa Bay
-
Mustafa Bay
-
Mustafa Bay
Tüm YorumlarAğzımızın tadı, huzurumuz, ruh sağlığımız bozulmadan, iyi bir bayram geçirmemiz dileği ile, sevgiler, selamlar...
Sağlık, esenlik ve 2024'ü aratmayan bir yıl dilerim,
Sevgi, saygı, muhabbetle...
Gündemi ve "insanı" meşgul eden tüm kirliliğe, nefret ve ayrıştırma diline rağmen, "ağız tadıyla" iyi bayramlar dilerim...
Saygı, sevgi ve muhabbetle...
Mustafa Bay