İçimizde Kalan Ev
İnsan en çok hangi yaşında yalnızdır,
bilmiyorum.
Belki annesinin sesini ilk unuttuğunda,
belki kendi sesinde babasını duyduğunda.
Kime gönlümü açtıysam
gizlice büyüttü ihanetini.
Ben dostluk sanırken susuşlarını,
onlar vedamı hazırladı derinden.
Bir gün eski bir kitabı açarken
Arasından adım düşerse önüne,
Sayfayı sessizce kapatma;
Bir an dur, dokun o geçmişe.
Parmaklarının ucunda kalan toz
Senden Sonra da Yaşadım
Senden sonra da yaşadım elbette,
Sabahları kalktım, perdeleri açtım.
İçimde büyüyen sessizliği saklayıp
Her sorana “İyiyim,” diye anlattım.
**Sözümü Geri Almıyorum**
Ben bu hesabı bir gecede açmadım.
Her küçümseyişin tarihini unuttum belki,
ama nerede sustuğumu hâlâ biliyorum.
İnsan bazen bir cümleyi söyleyebilmek için
insanın Kendine Dönüşü
Bir sabah aynaya baktım yeniden,
Yüzümde yılların sessiz izi vardı.
Herkese yetişmeye çalışırken benim,
İçimde bekleyen bir çocuk yaşlandı.
Seni beklemek,
uzak bir kıyıda sabaha karşı
ışığını hiç görmediğim bir geminin
düdüğünü dinlemek gibi.
Geleceğini bilmiyorum belki,
Bir kandil uyandı gecenin bağrında,
Gönlüm seni duydu sabahın çağrında;
Yıllarca aradığım o kutlu menzil,
Bir çift göz olup da durdu karşımda.
Ellerin değince sustu mesafeler,
Gidişin, içimde uzayan bir kıştı;
ne güneş ısıttı beni ne bahar avuttu.
Adını sustukça büyüdü hasretin,
kalbim senden sonra kendini unuttu.
Yıllar, aramıza gölgeler serdi;
Yağmurun Hafızası
Seni unutmadım, yalnız adını
Kimsenin bilmediği bir yere bıraktım.
Çünkü bazı isimler ağızda değil,
İnsanın kaderinde taşınır, anladım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!