Seni beklemek,
uzak bir kıyıda sabaha karşı
ışığını hiç görmediğim bir geminin
düdüğünü dinlemek gibi.
Geleceğini bilmiyorum belki,
Bir kandil uyandı gecenin bağrında,
Gönlüm seni duydu sabahın çağrında;
Yıllarca aradığım o kutlu menzil,
Bir çift göz olup da durdu karşımda.
Ellerin değince sustu mesafeler,
Gidişin, içimde uzayan bir kıştı;
ne güneş ısıttı beni ne bahar avuttu.
Adını sustukça büyüdü hasretin,
kalbim senden sonra kendini unuttu.
Yıllar, aramıza gölgeler serdi;
Yağmurun Hafızası
Seni unutmadım, yalnız adını
Kimsenin bilmediği bir yere bıraktım.
Çünkü bazı isimler ağızda değil,
İnsanın kaderinde taşınır, anladım.
Yalnızım
Bugün hiç tadım tuzum yok.
Hiçbir dilde de çektiğim bu acının karşılığı yok.
Kendimi anlatamaz oldum kimselere.
Koca cihanda yapayalnız kaldım ben...
Gece, İstanbul’un omuzlarına çökerken,
Bir adam yürür ıslak kaldırımlarda.
Cebinde yarım kalmış bir ömür,
Gözlerinde kimseye anlatamadığı bir dünya…
Ne martılar bilir içinde kopan fırtınayı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!