İçimizde Kalan Ev Şiiri - Emir Ergin Koç

Emir Ergin Koç
15

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

İçimizde Kalan Ev

İçimizde Kalan Ev

İnsan en çok hangi yaşında yalnızdır,
bilmiyorum.
Belki annesinin sesini ilk unuttuğunda,
belki kendi sesinde babasını duyduğunda.

Çocukluğum hâlâ eski bir evde oturuyor;
avluda paslanmış bir bisiklet,
masanın üzerinde yarım bardak su…
Sanki birazdan dönecekmişiz gibi
hiçbir şeye dokunmuyor orada zaman.

Oysa biz çoktan büyüdük.
Dizlerimizdeki yaralar kapandı,
yerine kimseye gösteremediğimiz
başka yaralar edindik.
Artık düşünce ağlamıyor,
yalnız daha sessiz kalkıyoruz ayağa.

Bir vakitler dünyayı değiştirecektik;
önce adresimiz değişti,
sonra dostlarımız,
sonra aynadaki yüzümüz…
Dünya olduğu yerde kaldı da
biz kendimize geç kaldık.

Şimdi bazı akşamlar
ışığı yakmadan oturuyorum.
Karanlık, eşyaların üzerini örterken
her şey asıl biçimine dönüyor.
İnsan da görünmediği zamanlarda
kendisine daha çok benziyor.

Kaybettiklerim geliyor aklıma;
yüzleri değil, küçük hâlleri:
Birinin ekmeği ikiye bölüşü,
birinin kapıdan çıkarken dönüp bakışı,
birinin adımı söylerken
sesinde açtığı o sıcak yer…

Demek sevgi, büyük cümlelerde değilmiş.
Bir omuza bırakılan başta,
üşümesin diye örtülen ayaklarda,
geç kalana saklanan yemekteymiş.
Biz bunları yaşarken anlayamadık;
mutluluğu hep daha uzakta sandık.

Gidenlerin ardından öğrendim:
Ölüm, insanı birden almıyor.
Önce sesini çekiyor odalardan,
sonra kokusunu giysilerden.
En son, bir sabah uyanıyorsun
ve yüzünü eksik hatırlıyorsun.

İşte o zaman gerçekten acıyor insan;
unutmak istediği için değil,
unutabildiğini gördüğü için.
Çünkü hafıza da yoruluyor
ve en kıymetli emanetleri bile
bir gün usulca yere bırakıyor.

Yine de hiçbir şey bütünüyle kaybolmuyor.
Annemin elleri benim ellerimde yaşlanıyor,
babamın susuşu cümlelerime karışıyor.
Çocukluğum, içimdeki o eski evde
her gece lambayı açık bırakıp
döneceğim günü bekliyor.

Bir gün ben de eksileceğim buradan.
Adım bir süre dillerde dolaşacak,
sonra herkes kendi kederine dönecek.
Belki benden geriye yalnız
birinin içini ısıtan küçük bir hatıra
ve yarım kalmış bir teşekkür kalacak.

Bu yüzden artık büyük şeyler istemiyorum:
Sevdiğim birkaç insan yanımda olsun,
bir sofrada yerim unutulmasın.
Ben gittikten yıllar sonra bile
birinin yüzünde belli belirsiz bir tebessümle
“İyi ki geçmiş hayatımdan,” denilsin.

Çünkü ömür dediğin, biraz hatırlanmaktır;
bir başkasının içinde kısa bir ışık,
eski bir evde kapanmayan bir kapı…
İnsan dünyadan bütünüyle gitmez;
sevildiği gönüllerde kendine
küçücük bir oda bırakır.

Söz: Emir Ergin Koç

Emir Ergin Koç
Kayıt Tarihi : 2.09.2026 21:43:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!