Seni unutmadım, unutmak bu değil,
Kalbin bildiğini hafıza silemez.
Adını gecenin koynuna bıraktım,
İnsan her duyduğu acıya gelemez.
Kimse duymasın diye saklamadım,
Ben her duyduğumda yıkılmayayım dedim.
Adın, içimdeki tenha bir yerde,
Bir daha kendimden ayrılmayayım istedim.
Gidişinden sonra ev değişmedi,
Perdeler aynı rüzgârla ürperdi.
Saat aynı duvarda zamanı yordu,
Sensiz her eşya erkenden eskidi.
Odalarda senden bir eksiklik vardı,
Eşyalar susmuştu, aynalar yarım.
Her açılan kapı yüzüme kapandı,
Seni getirmeyen dünyaya dargınım.
Yine aklıma düştün bir gece,
Gökyüzünde tek bir bulut bile yok.
Oysa içimde dinmeyen yağmurun kasveti,
Her damlasında senden bir cümle taşıyor.
Gözlerimden toprağa aktı sözlerin,
Kimse görmedi içimde olanları.
İnsan sessiz taşırmış kendi kıyametini,
Kalbine gömer en büyük yaraları.
Öfkemin en koyu yerinde sana,
“Ekin olsan biçmem seni,” demiştim.
“Yol olsan geçmem, su olsan içmem,”
İnanma sevgilim, öfkelenmiştim.
Ekin olsan, rüzgâr değmesin diye,
Başında bir ömür nöbet tutardım.
Bir tek başak eğilse ellerimde,
Kendi göğsümü rüzgâra atardım.
Yol olsan, sonunda ölüm de olsa,
Adımlarımı yine sana verirdim.
Dönüşü olmayan bir yol olsan da
Son nefesimle sana yürürdüm.
Su olsan, ellerinden bir yudum için,
Bütün denizlerden vazgeçebilirdim.
Bir damlan değseydi kurak kalbime,
Ömrümün kalanını susuz geçirirdim.
İnsan sevdiğine öfkelenince
Ondan bütünüyle gitmiş sayılmaz.
Dili bütün kapıları kapatsa da
Kalbi eşikte beklemekten yılmaz.
Sevdan bana kurulmuş tuzak değildi,
Ben her şeyi bilerek sende kaldım.
Senin olduğun esaret güzeldi,
Sensiz özgürlüğü gurbet sandım.
Belki mutluluk çok uzak değildi,
Sen yoktun, her yolu uzak bildim.
Nereye gittiysem yabancı kaldım,
Her şehri sensizliğine çevirdim.
Şimdi adın yarı suskun dilimde,
Öbür yarısıysa bitmeyen dua.
Seni artık kendim için dilemiyorum,
Yeter ki hiçbir dert dokunmasın sana.
Bazı dualar kavuşmak için değil,
Sevdiğini uzaktan korumak içindir.
Bazı ayrılıklar unutmak değildir,
Adını söylemeden yaşamaktır.
Yaradan seni geceden saklasın,
Ansızın çöken o ağır hüzünden;
İnsanın insana bıraktığı yaradan,
Geç kalmışlığın acı yüzünden.
Ayağına değecek bir taş varsa
Gelsin benim göğsümde yerini bulsun.
Senin yüzünden bir gülüş eksilmesin,
Benim ömrümden bir ömür eksilsin.
Söz: Emir Ergin Koç
Emir Ergin KoçKayıt Tarihi : 2.09.2026 12:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!