Gelmeyeceğini bildiğim bir sesin nöbetindeyim,
Kendi kalbimin gürültüsünde, dilsiz bir yerdeyim.
Sitem de değil bu, hırçın bir dalga da değil artık,
Sadece çok emek verilmiş bir kırgınlığın içindeyim.
Bir insan, uzağında durduğu bir gölgeyi nasıl özler?
Yabancı bir elin soğukluğunu neden arar bu gözler?
Kendime kızdığım o kör kuyularda kayboluyorum,
İçimdeki yangını susturmaya yetmiyor hiçbir sözler.
Oysa ne güzel inanmıştım o rüzgarın esişine,
Ruhumu emanet etmiştim o yalancı gidişine.
Şimdi bir emanet gibi taşırken bu ağır sızıyı,
Ağlıyorum içimdeki o masum çocuk kalbine.
Yazsan ne değişir, arasan ne kalır bu enkazdan?
Sen çoktan geçtin o bizim sandığımız yazdan.
Ben yine de duruyorum işte o eksik kıyıda,
Biraz kırgın, biraz eksik... Ama en çok sükuttan.
Kayıt Tarihi : 30.05.2026 12:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!