Bir bayram sabahı sığındın o sahte nezakete,
"Nasılsın" dedin, yüzün dönükken o büyük ihanete.
Sordun ya hırpaladığın o canı, o sızlayan teni;
"İyileşti mi" dedin, açtığın o derin yaraları...
Bedenimdeki o yaralar, ruhumun sessiz çığlığıydı,
Senin o ucuz yalanlarının bana bıraktığı mirastı.
Sen bir telefon teliyle vicdanını aklarsın sandın,
Geçmişi iki süslü kelimeyle temize çekerim sandın.
Bak gözlerimin içine, o eski saf inanç yok artık,
O dilsiz bekleme odaları, o fırtınalar bitti artık.
Sana ne öfkem var bundan sonra, ne tek bir sitemim;
Sadece kulaklarında çınlasın bu son yeminim:
Kendi karanlığında boğul, o sahte dünyanda kal öylece,
Yıkıp geçtiğin o temiz ömrü, sığdıramazsın bir geceye.
Mahşere dek kapalı bu kapı, bu gönül ocağı sana;
Hakkım helal değildir, bunu iyi yaz aklına!
Kayıt Tarihi : 27.05.2026 16:09:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!