Sensizlik göğsümde koca bir taştır,
Gözümden dökülen sel olan yaştır,
Hasretin rüzgarı borandır kıştır,
Sevdanın od’unda kor yanar içim.
Ellerim uzanmaz gökte yıldıza,
Göklerin yüzünde gün de yoruldu,
Gönlümün yurdunda sular duruldu,
Sevdanın boynuna ilmek vuruldu,
Hüzne daldı gönül, sustum öylece.
Kelamım yorulmuş, dilim bir kuyu,
Yüzünü görmeden duramaz oldum,
Gözünden uzakta sarardım soldum,
Hasretin çölünde umudu buldum,
Yanarım kalbimin kor ateşinden.
Bıraktın elimi gittin ellere,
Yaşamak denilen ince çizgide,
Umutlar saklıdır sessiz ezgide,
Hüznümüz yazılı kara dizgide,
Gördüğüm her hayal sır bir rüyadır.
Zenginlik gösteriş hepsi boş heves,
Koparıldı sazımda tel,
Gözyaşlarım oldu bir sel,
Poyraz vurur, eziyor yel,
İnfazımı verdin benim.
Zindanlara attın beni,
Dostluğun bağına hile katılmaz,
Kardeşin kardeşe canı satılmaz,
Vefasız bir yola adım atılmaz,
İnsan hiç insanı kullanmamalı.
Yüze gülüp sonra kuyu kazarak,
Gözlerim duvara çizdi yüzünü,
Ayazlar biçerken titrek sözünü,
Karanlık yutarken günün közünü,
Dertleri yığıp, kaç gece ağladım.
Sızlarken içimde kabuksuz yara,
Yollara bakmaktan tükendi ferim,
Bilinmez diyara sürüldü serim,
Tarifsiz acıyla yanar içerim,
Olmadı vuslat, yine kaldık hasret.
Baharım kış oldu, dondu çiçekler,
Taş kesilmiş yüreğin merhametten habersiz
Bırakıp gittin beni bu yollarda kimsesiz
Bir zamanlar benimdin şimdi kime yarsın
Neden bu kadar soğuk neden böyle kalpsiz
Neden böyle kalpsiz davrandın ki sen bana
Akrep yelkovana darılmış sanki,
Zaman sen giderken o anda durdu.
İçimde dinmeyen fırtına var ki,
Vurduğu her yerde hüznü savurdu.
Bekledim yolları dönmezsin geri,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!