Bir akşamüstü sessizce çekip gittin veda bile etmeden
Gözyaşlarımı sildim ardından bakarken boynumu bükmeden
İçimdeki fırtınayı kimseler görmedi gözümden yaş dökmeden
Ayrılığın acısı saplandı göğsüme daha şafak sökmeden
Daha şafak sökmeden hasretin sardı dört bir yanımı
Bir başkasına gülme benim gibi bakarak
Yüreğimi kül ettin ateşler bırakarak
Nasıl kıydın o masum tertemiz anılara
Gidiyorsun ardında bir enkaz bırakarak
Bırakarak gittiğin bu yaralı bedeni
Gidişim bir gün dokunur kalbine,
Boş kalan yanınla yüzleşeceksin,
Bir eksik cümle gibi yarım kalıp,
İçinden içime döneceksin.
Bir gün suskunluğum sarar geceni,
Odamı hep hüzün sardı,
Yalnızlığım arşa vardı.
Sen yanımda yoksun diye,
Koca dünya bana dardı.
Resimlere baka baka,
Akşam iner, içimde ağır bir sızı,
Pencerem yollara açılır yine,
Adını anmadan geçmez bir anım,
Her nefes yokluğa yaslanır yine.
Bir iz sürerim hep kayıp yüzüne,
Aydınlık giydirdin bütün dağlara,
Zifiri zindanı reva gördün mü?
Şifalar dağıttın onca sağlara,
Yaralı sineme zehir sürdün mü?
İpekten kaftanlar biçtin cihana,
Ne bir sitem ederim ne de beddua sana
Dilerim ki mutluluk yoldaş olsun hep cana
Ben kendi karanlığımda sessizce kaybolurken
Sen yüzünü güneşe dön aydınlık ufuklara
Aydınlık ufuklara yelken açsın gemilerin
İnce ince yağar yağmur,
Gökyüzü hüzne boyanır.
İçimde canlanan o nur,
Tatlı rüyadan uyanır.
Tellerde inler bağlama,
Sırrımı ellere döküp saçamam,
Kanadım kırıktır, göğe uçamam,
Karanlık zindandır, kapı açamam,
İçerimde dinmez derin bir sızı.
Gözümün pınarı kurudu kaldı,
Açtığın yaralar sızlar derinden,
Sarmaya bir tabip bulamadım ben.
Koptu fırtınalar gönül yerinden,
Huzurla bir nefes alamadım ben.
Düşündüm günlerce sessiz kalarak,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!