Konuşsam sitemdir, sussam ah olur,
İki dudağımın arası mühür.
Seninle yeşeren dallar mahvolur,
Gözlerimde yaşlar çağlıyor özgür.
Ne bir türkü kaldı ne sazda telim,
Gözlerin anlatır saklı sevdanı,
Konuşmaya inan hiç gerek kalmaz.
Bakışın titretir cansız zindanı,
Sevenin dünyası umutsuz olmaz.
Kelimeler eksik, harfler yetersiz,
Gözlerimden düştüğün an,
İçimde koptu bir tufan,
Durdu dünya, bitti zaman,
Artık sana dönemem ben.
Ne bir mektup ne bir haber,
Bitmiyor dünyanın sonsuz telaşı,
Gündüzü ayrı dert, gecesi keder.
Akıyor gözümün kurumaz yaşı,
İnsan bu uğurda ömrünü heder.
Bir lokma ekmeğin peşinden koşar,
Bir akşam sessizce çalsan kapımı,
Saçlarında yağmur, yüzünde bahar.
Unutsam kalbimin ağır sabrını,
Göğsüme dökülse bütün yıldızlar...
Gözlerim yüzüne değdiği anda,
Ruhumu terk eden bahar misali,
Saatler geçmiyor, zaman kördüğüm.
Bıraktın ardında garip bir hali,
Sensiz ufuklarda battı gördüğüm.
Şehrin sokakları sessiz ve viran,
Bazen taşlara konuşurum, bazı da taşlarla konuşurum.
Ağaçlara bakar fısıldarım.
Toprağa “nasılsın” derim.
Gökyüzü mü?
Gökyüzü benim en samimi dostum zaten.
Onunla paylaşamadığım hiçbir şey yok.
Alın teri damla damla,
Toprağa düşer bereket.
Geçer ömür bu anlamla,
Çalışanda var hareket.
Sabır ile koruk tatlı,
Nasıl da savruldu yılların külü,
En çok da gidişin üzdü yar beni.
Kurudu bağımda sevdanın gülü,
Zemheri ayazı süzdü yar beni.
Damarımda donuyor kan,
Gırtlağıma dayandı can,
Yıkıldı bak koca cihan,
Enkazında can verdim yar.
Toprağıma serilen kül,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!