Desem ki duyunca nazlı yârin sesini
İlkbahar geldi cemreler düştü
Adres sormadan havaya suya toprağa
Desem ki yar geldi onun tek gülüşü
Kır çiçekleri ile donattı
Açılmış kapanmaz halinden belli
Sefil dilencinin buruşuk eli
Soğuk havalarda köşe başlarında
Koşuyor anlık ekmeğinin peşinde
Yaşıyor mesele yaşamaksa
Hala varlığını sürdürme telaşında
Sırtımda gam yükünden eski bir heybe
Gel de azalt Yunus’um gönlün çilesini
Ön kefe kaygı yüklü arka kefede korku
Gel de indir Yunus’um ömrün yükünü
Saçlarımızda sabrın solan yaprakları
Ah bir anlatabilsem sana derdimi
Yıldızların altında
Issız bir gecede açabilsem içimi
Göreceksin desem
Her zerresinde kendini
Sıcak kumlarla ayak buluşturmayı
Dalgaların kıyıya vuruşunu
Denizin iyot kokusunu,
Martıların kanat çırpışını seviyorum
Yağan karda düşe kalka yürümeyi
Yağmur toprağın
Güneş çiçeğin
Rüzgâr bulutun duasıdır
Kulunun duasına mı?
Kayıtsız kalacak
Dudak payı mesafeler
Bitmek bilmese de
Varmak için tadına
Her yudumlanan çay
Seni hatırlatır hep bana
Bekleme sakın vuslatı ayrılık diyarıdır bu
Gündüzü kar gecesi buz gam diyarıdır bu
Tüm ömürde
Tek mevsimin yaşandığı... kış diyarıdır bu
Bir hayaldir dar-ı dünya
Tattırmaz kimseye gerçek sefayı
Bir nefestir dar-ı dünya
Buldurmaz kimseye gerçek şifayı
Bir hasrettir dar-ı dünya
Başkasının rüyasını görmedim hiç
Tanıyamam senin de geceni
Hakikatin bakışları acı
Nabzı alınmayan düşler dünden yaralı
İçimi ısıtan bakışlardan istiyorum




-
Mehmet Faruk Ersoy
-
Ercan Vural
Tüm YorumlarTebrikler sevgili abim kalemine yüreğine sağlık.
Az sözle çok şeyi anlatma sanatı olan şiir... Duygularınızı yazıya döktüğünüz bu çalışmalardan dolayı tebrik ederim.