Yaza çıkar mıydı çıplak kalan güz
Ağacın yaprağa duası olmasaydı
Günyüzü görür müydü tohum
Benliğinden sıyrılıp
Toprağa bürünmeseydi
Söyle bana civanperçemi
İçimdeki hangi
Derde dermansın
Yoksa sende mi?
Kanayan yaramdan bir parçasın
Anılar ıslanır akarsu yataklarında
Yol almak için dipsiz denizlere
Uçurtmalar atılır rüzgârın önüne
Renk vermek için mi gökyüzüne
Dünden kalan yamalı yoksulluk
Heveslerim de zamanla değişir
Tercihlerim de
Gözlerimi
Her dilden
Konuşturan duygularım da
Güldüklerime ağladığım da
Başka ruha bürünmüş bedenim
Çektiriyor silahı geçmişin alnına
Mermi yemiş mazi düşüyor
Unutkanlık olarak zihnin ortasına
Penceresine yanaştım kalbimin
Şu esen rüzgâr güzel günlerin müjdecisi
Halis niyetlerin tecellisi
Rahmet yüklü bulutların harekete geçişi
Gökten indirilen temiz suların habercisi
Şu istirahati sağlayan gece uykuya örtü
Bir yanım kavrulmuş yapraklar
Bir yanım mum ışığı karanlıklar
Bir elimde sonbahar
Bir elimde buz ve kar
Zamana el sallar
Enkaz altı gel git duygular
Ben o çeşmeyim ki;
Kurumuş ve de suyu olmayan
Gönlü delice akmak isteyen
Ancak tek bir damlası kalmayan
Bir soğuk gurbet ayrılmak benliğinden
Mührünü vurmuştur karanlık ömrüne
Ne gece gündüzü yakalayıp kucaklar
Ne de güneş aya sarılıp karanlığı yarar
Bir derin korkudur geçmişten beslenen
Müslüman derler
Aldanırsın verdiği söze sözünün eri değil
Âlim derler
Girersin girdiği yola gittiği yol yol değil




-
Mehmet Faruk Ersoy
-
Ercan Vural
Tüm YorumlarTebrikler sevgili abim kalemine yüreğine sağlık.
Az sözle çok şeyi anlatma sanatı olan şiir... Duygularınızı yazıya döktüğünüz bu çalışmalardan dolayı tebrik ederim.