Biter karanlığın saltanatı
Ne de olsa
Kararıp kalmaz kara gün
Ne de olsa
Kalıcı derdi
Ey güneş! Ne lütufkâr
Ne adilsin
Doğdun bugün yine
Üstüne herkesin…
Siyah beyaz, yoksul zengin
Ayırımı da yapmadan
Tahta bavullar yük sırtımıza
Soğuk raylar yol aldırır
Alın yazımıza
Aldansak da açan ilk güneşe
Belli ki gurbet başka mevsimde
Kapı ardı gurbet derdi yaşlı nene
Kapı ardı ne kelime
Aynı yastıkta ne mesafeler gizli
Yollar yerine
Tek yorgan
Altında ne tenler yabancı birbirine
Bilmem ki;
Sefa, neşe
Bu hayatın neresinde
Bir hüzün ki;
Telafisi
Bu dünyanın hangi hevesinde
Sevgin üstüme yağmur olsa da yağsa
Gözlerin rüzgâr olup yolunu gösterse
Tatlı gülüşün aşk şarkıları söylese
Hakikat değişse ben değişsem azizim
Ellerin gönlümün mührünü kaldırsa
Yol olur hastanenin koridorları bana
Her yatağın derdi benden büyük
Her oda teselli yalanın mutluluğuna
Her
Hasta dert ortağı hakikatin yarasına
Gölgeler gidiyor ben kalıyorum
Ben gidiyorum umutlar kalıyor
Her alınan yol cahillik gönlüme
Sesin saksıda yeşeren bir çiçek
Her dökülen kelime aşka perde
En ufak bir umut yok günün
Bakışlarında
Dünde kalmış sanki huzur
Bırak karanlığın peşini
Gözler suskun yarınlarda
Bekle, bir gün
Hayat
Hak ettiğin gibi yaşadığında güzel
Kimse için yola çıkmadan
Senin yolculuğuna
Eşlik edenlerle yüründüğünde güzel




-
Mehmet Faruk Ersoy
-
Ercan Vural
Tüm YorumlarTebrikler sevgili abim kalemine yüreğine sağlık.
Az sözle çok şeyi anlatma sanatı olan şiir... Duygularınızı yazıya döktüğünüz bu çalışmalardan dolayı tebrik ederim.