Bulutlar yürür dağlara doğru
Döker gözyaşını ovaya doğru
Uyanır açar gözlerini yeryüzü
Damla değince toprağa doğru
Tohum gönlünü açar toprağa
Biliyorum bu hazan bu hüzün
Dinmeyen şu çile
Arifesidir
Yaşanacak ferah günlerin
Bekliyorum
İnşirahtan destekli umutlarla
Son demleridir bu ömrün
Nasıl yaşatırsan yaşat
Bilmez misin ki
Ömür elbisesinden
Son bir iplik kaldı
Dolunayı seviyorum diyorsun
Geceden kaçıyorsun
Yıldızları seviyorsun
Gökyüzünden kaçıyorsun
Yağmuru seviyorum diyorsun
Kalın bir taş duvar
Örse de aramıza
Şu karanlık gece
Yarın güneş
Berrak denizlerden
Bizim için doğacak
Güneşe siyah perde çekersin
Dolunayı gündüze süpürürsün
Karanlığa aldırmadan
Yıldızları sahneden indirirsin
Yetim bir çocuk bakar gözlerine
Hüzünlü uzun bir gezintinin
İlk adımıdır atılan
Bir kar tanesi olarak
Payıma düşen
Gökyüzünden olmaktır şu an
Ey güzümü yaza çeviren güzellik
Yüreğime bahar olup sen düştün
Bir kayısı çiçeği gibi de
Beyaza boyadın tüm düşleri
Artık nereden eserse essin rüzgâr
Gönlümüz
Bir kelebek yazgısıydı
Ortak düşlerimiz vardı
Vakit az
Mevsim yazdı
Tatmam gereken bir heves
Vermem gereken bir nefes vardı
Kimsenin haberi yok her an buluştuğumuzdan
Gözlerimin deniz kalbinin kıyı olduğundan
Hırçın dalgalar her dolunay vursa da sahile
Suskunluğun zihnime yaşattığın en büyük veda
Şimdi dalgalar fısıldar her fırsatta kulağıma




-
Mehmet Faruk Ersoy
-
Ercan Vural
Tüm YorumlarTebrikler sevgili abim kalemine yüreğine sağlık.
Az sözle çok şeyi anlatma sanatı olan şiir... Duygularınızı yazıya döktüğünüz bu çalışmalardan dolayı tebrik ederim.