Aşkın benliğimi sarıyor tümden
Seviyorum seni yasaklı sevdam
Zaman götürüyor hergün ömürden
Seviyorum seni yasaklı sevdam
Yorgundu bedeni…
Ağır ağır yürürdü uzun ince yolda…
Demini almış bir bardak çay tadında,
Güller solmuştu yürüdüğü yolda…
Tökezledi, ayağı takılınca taşa.
Mutluluk uğramazdı dertli başa.
Yüklendim tüm kederleri bağrımda
Unutulmaz özlemler gizledim sılamda
Yürek hududunda bir sızı vurur dile
Yorgunluk çöker ulaşamadan menzile
Kuytularında hüznüne karıştım
ve her bekleyişte büyüdü
karanlığın gölgesinde
bu bende ki,
bitmeyen yorgun sevdam
yalnızlığımı yırtıp geçen
Yüreği dağ adam
Yılların eskitemeyeceği
dünyanın içine sığdıramadığı
dünyayı içine sığdıran
yüksekte değil ayağı yere basan
yüreği dağ adam
Gül dikene küser mi?
Ay gökten yere iner mi?
Güneş bahara küser mi?
Yüreğimde yerin aynı gel
Adın söylemez dilim lal
YORULUR İNSAN
Çocukluğumdan beri koştum, koşturdum!
Düz yoldan, yokuşlu bir yola geçtim.
Daha hayata aklım ermeden, çalıştım.
Koştum koştum, çokça şeye geç kaldım.
Yine mi yoksulların çocukları peşkeş çekildi
puştların saltanatı uğruna?
Yine mi darağacında asılsın diye
ferman geldi bir paşa da?
Hiç bir yol çıkmaz değildir
gidebilen için
mutlaka bir çıkış vardır.
Hangi yolda başlarsanız başlayın
aynı yöne varırsınız çünkü




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...