Sancılı bekleyişlerin
Büyülü düşlerin
Solmuş güllerin
Dinmeyen acılarında
Özledim seni...
Toprağın yağmura
YOKSUN
Hem yüreğim hem de aklım firarda;
ne olacak bu illegal hallerim, bilmiyorum!
En iyisi ben, kaçak bir çay içeyim günbatımında
Bende bir insanım atma yabana
İstedim eşitlik olsun dünyada
Tahammülüm yoktur hiçbir yalana
Kimi hancı kimi yolcu dünyada
Hayatın bitmez çilesi sırtımda
Şairin şiirinde bölünüyorum kelime kelime.
Gözlerim kapalı iniyorum derine.
İmgeler kırılıyor bir ayna gibi yüzün yüzümde.
Arkamı döndüğümde yokluğun çarpıyor yüzüme.
Artık acıyı, hasreti, ayrılığı küstürelim bu şiirde.
Sen benden bir adım bile öteye gitme
Gidişlerin bıçak sırtı canımı acıtıyor
Jilet yutmuş gibi içimi parçalıyor
Yüreğimi binbir parçaya bölüyor
Yüzün yüzümde olsun
Ne zaman bir zalim zulüm yagdirsa memlekette,
o an tüm özgür fikirlere yasaklar ve düşüncelere Kelepçe vuruluyor.
Bir öfke kuşatmasıdır aldı başını gidiyor.
Acıların adresi hiç mi hiç bilinmiyor.
Ne çoluk ne çocuk dinliyor
Zaman dar
Mevsim zemheri
Yollar kuşatılmış
tüm yollar mayın döşeli
ağzımın içinde patlıyor
Zaman dar
Ölüm zamansız çalar kapını
Planı yoktur öyle
Ansızın alır bedeninden ruhunu
Dar bir zaman girdabında kavranır yaşamlar...
Sabahın gögsünü yırtar mahmurlaşan seher vakti!
Denizin üstüne bir sis bulutu çöker.
Gökyüzü maviliğini gri bulutlara teslim eder.
Ansızın umut göz kırpar yelken açmış deryalara...
Bazen sebepsiz mutluluklar sarar içinizi.
Su misali akıp giden zaman
Parmakların arasından süzülür
İnce düşlerin perde arkası aşklar
Arkandan el sallayarak bakar
Avuçiçi gülüşler serpiştirilmiş




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...