Hayatı dilediğince yaşa şeker tadında
Sar kollarını umuda boya yarınlarını
Hüznü, hasreti, özlemi sav başında
Her renkten aşka beze gönül kuşlarını
Çalmaya görsün kapını aşk
Sihir gibi, pat diye düşer içeri
Olu orta dağıtır yüreğini
Seyre dalarsın bıraktığı eseri
Baştan yazar kaderini
Aşkın dibi.
Zigzaglar çizen bir yolculuktu bu
Siyaha çalan griden bir ezber bozan
Köşeyi dönen!
Düşten…
Üşüten…
Vuslatın sabırsız bekleyişidir
Varla yok arasında kalan aşk
Siyahla beyaz gibidir bazen
Yerin göğün arasında sır olur
Yaşamın sıcaklığını örter
Çoğu kez ölümün soğuk yüzüdür
Soyundum aşka
Aşk ile yıkandım
Sonsuz cennetin
Kapılarını araladım
Aç gönül pencereni
Bazen insan yüreği kadar sever
Düşler büyütür içinde
Oraya bir yar çizer
Beyaz tuval üzerine
Acılarını sürer
Hayat pahalı arkadaş
Al bir simit kuşlara paylaş
Tepeden tırnağa yandaş
Sokakta havlıyor karabaş
Altın zirvede hooop! Yavaş
Tarla tapan ekin biçim eskidendi
Toprağın bereketi kalmadı anam
Bolluk bereket verim eskidendi
Şimdi kaldık enkaz altında anam
Ne insanlık kaldı bu zamanda
Kopacaksa kopsun kıyamet
Azar azar değil birden bire kopsun
Acı çekiyorsak aç karnımızla
Onurluysak/zulme boyun eğmiyorsak
Dünyanın bam teline dokunmak gerek
Acıya/zulme/çığlık çığlığa 'dur' demek




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...