Hele gelin görün, şu Ardahan'ı
Yayıkta için köpüklü ayranı
Kışları çok soğuk, sıcak insanı
Yüreklerde yaşar, can Ardahan'ım
Hele gelin görün, şu Ardahan'ı
Güneş sereserpe yayılır tüm çıplaklığıyla
çiçekler rengarek dizilir kucak kucağa
börtü böcek baharın kollarında
yüreğe sevda doğduğunda
Adı yok bu şiirin tıpkı bendeki sen gibi
Ismarlama bir aşk değildi bendeki
Belki içime akıttığım bir damla gözyaşı
Belki dilimdeki yasaklı bir sevgi sözcüğü
Belki incinen, kırılan, ağrıyan yürek sızısı
Hepsinden ötesi kendime inkâr ettiğim sen
Dört yanım paramparça
Dört yanım kara parça.
Birinin karanlığı çökmüş,
Binlerin canı paramparça.
Bir çocuk üşümüş/üzülmüş,
Süt kokan ağzı bükülmüş,
Ax ziylan ax
Bağrımda yaradır sevdan
Gelemem namerdin kapısına
Dem vurdum yalnızlığa anlasana
Iki cihan arasında
Kol geziyor puştluk
Geldi geçti de ömür dinmez ağrım
Mevsimler değişir gelmez baharım
Çiseleyen yağmur, esen rüzgârım
Aklım firarda değişmez yazgım
Yerin göğün arasında dardayım
Bir akşamın ufkundayım
Seyre dalıyorum maviyi
Usuma martılar konuyor
Dört yanımda derya var
Yüzümü öpüyor rüzgar
İnsan,,
insanın üstünü örterdi
Üşüdüğünde
Enkaz altında ağlıyor insan
Ses veren yok şimdilerde
İnsan,,
Ah kadın ah!
Saçlarından asıldı;
Ağrılarından, yaralarından öptüğüm kadın!
İçim ürperdi / Afganlı Farkhunda'yı okuyunca
Düşünce tutsakları için, her yerde tuzaklar
ve barikatlar kurulur kalleşçe, kahpece...
Puşt puştu dost dostu iyi tanır.
Bilirsin keke;




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...