Bedenim yorgun…
Bin yıldır yaşıyorum sanki!
Eskidi çehremdeki tebessümlerim.
Ağırım…
Bitkinim…
Halsizim…
Bir kızıl ırmak gibi coşar yüreğim
Ürkek bir çocuk gibidir gülüşlerim
Şaha kalkar uslanmaz dertlerim
Baharın güneşini giyinir beklerim
Sen gidince,
Şiirler küstü bana
Kuş cıvıltılarını duymaz oldum
Çiçeklerin kokusunu alamıyorum
Sen gidince,
Ben Bayram Kutlamıyorum
Bayrammış...
Sanki çocuklar mutlu! Sanki kutlamaya değer bir dünyada yaşıyoruz...
Sanki savaşlar, zulümler hiç yaşanmıyormuş gibi...
Sanki herkes çok mutlu...
Bazen yorulur insan
Bazen sebepsiz özler insan,
Büyüyen derin boşluğun içinde,
Eksik olan şeyin bütünü gibi,
İçten içe çığlık çığlığa özler.
Bir bayram daha geldi sensiz
bir bayram daha babam...
Nefesimin tükendiğini hissediyorum bazen
sensizlik ne kadar zor babam...
yüreğime saplanan bir bıçak gibi hayat;
Bayramlar güzeldir
Sabahleyin başucunda
En sevdiği kırmızı
Papuçları görünce
Yüzü gülen küçük kız
Bayramlar güzeldir
Sabahleyin başucunda
En sevdiği kırmızı
Pabuçları görünce
Yüzü gülen küçük kız
Bir serçe vuruluyor kanatlarından
Gökyüzünden kan deryası akıyor
Bir annenin kederli gözlerinden irin
Bir anne saçlarından sürükleniyor uluorta
Elleri, etleri, kemikleri lime lime ediliyor
Göğsü, gözü kör bıçakla deşiliyor
Güzel Aze!
Gülüşü devrim yapan Aze..!
Yanağında çiçek çiçek bahar
Dudağında bir mühürdür aşk
Unutulmaz kırlangıç misali...




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...