Yaşam karardı gözümde
Kömür karası renginde
Tenim yandı kan ter icinde
Ölüm geldi yerin 7 kat dibinde
Başlasın konferans:
Bir kapı aralandı önümde, içi zifiri karanlıktı. Önce ürktüm! Tüylerim ürperdi! Sanki kötü şeyler olacakmış gibi bir hisse kapıldım. Geri dönmek için bir hamle yaptım ama hemen sonra vazgeçtim. Geri dönüp gitmek korkaklık olurdu; hiç tereddütsüz girdim o, izbe karanlığın içine...
Cesaretin ceketi üzerimde duruyordu. Bilgi kuramı zihnimde olağanüstü bir sunum hazırlamıştı, karanlığa karşı.
İçimde büyüyen bir şiirdin
Yüreğime sardım seni yar
Uzaktan sevdim sadece
Yormaya kıyamadım yar
En sevdiğim günlerdendi
Özgürlüğe kucak açmış
Kevok özlemle bekliyor
Kevok’un diline kelepçe takılıyor
Kucağında çocuklar vuruluyor.
Hasret kordur sönmez
Yar gitti yüzüm gülmez
Neylerim ben neylerim
Ben şimdi kimi severim
Kimliksiz biri
üstlenir tüm cinayetlerinizi!
peki ya siz; işlediğiniz cinayetlerin
üstlenir misiniz kimliklerini?
..... onlar giremez cennetinize
İnsanlar çirkinliğinden suçlu
Güzelliğinden, sevildiğinden,
Gülüşlerinden suçlu
İnsanlar ölümlerinden,
Öldürülmelerinden,
Kırgınım kırgın
Tarifi, iflahı olmaz bir zaman dilimindeyim.
İçimde dinmez acıların, haksızlıkların feryadı var,
Çığlık çığlık, avaz avaz haykırışlar da yüreğim.
Bir damla bile olsun gözlerimi uyku tutmaz.
Leylalar, Aslılar için
Mecnunlar, Keremler
Çöllere düşmüş/dağlar delmişti
var mı sevginin/sevgilinin bir ölçüsü
Leyla'lar ölümün kıyısında
Kırılgan bakan gözlerime yaş düşerken
Çaresizlik yüklendi ekmek izinde.
Ölüm bir gölge gibi peşlerinde!
Kimse anlamazdı gönül hatır.
Kıydılar beraberinde kırk bir katır.




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...