Zaman geçiyor;
Gözlerinin rengi grileşiyor
Umutlar uzaklaşıyor.
Biliyorum sevgili,
Sen beni unutuyorsun!
Oysa ne içtenlikle
Estetize olmuş yaşamların
çirkin yüzü yansır gecenin karanlığına
acılar ise karışır şehrin kalabalığına
Palyaçonun yüzündeki
boyası gizler gözyaşlarını
acı gerçekler birbiri ardına gizlenir
Kişi İtiraz ettiği nokta da öneri de sunmak zorunda
Dipnot düşüyorum kulaklarında çınlayacak
Umuda yolculuk
Yok(luk)ta ki sıcaklık
Seven yürekler pejmürde durur
Dinmeyen acılar kaderde bulunur
hor görme garibi bir seveni olur
Puştun kurşunu derin de vurur
Sakın dönülmez hatalar yapma
Öldüren, yıkayan, gömen pepuk
O son pişmanlıklar fayda etmez
Öldüren, yıkayan, gömen pepuk
Kovası delikti masum bilmez
Pepuk
Kovanın altı delik olunca
Kovada bir şey kalmaz ki
Öfke içinde olunca
Kalpte merhamet olmaz ki
Kardeşini öldürünce xeçê
Pepuk
Çabuk sinirlenmek, öfkelenmek
Unutma hata yaptırır bilir Pepuk
Dönülmez yollara sokar insanı
Pişmanlığın acısını bilir Pepuk
Qurbetî Pîr Zorê
Ro bu ye berfu hevî
Av bu ye çem û ganî
Tuj derde mîn zanî
Ölmeden ölesim gelir bu gece
Mezar kazar, avucuna alır ellerin
Elzem bir sızı olur mesafelerin
Razıyım son nefesim olsun gözlerin
Derya misali vururum kıyılarına
RENKLERİN ANASI
Seni sana nasıl anlatayım?
Sen, Mezopotamya uygarlığı,
Sen,
yediveren güllerin eseri,




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...