Alışkın değilim her an kahkaha atamam.
Sahte yüz değilim,
her gün başka bir maske takamam
Oyuncu değilim,
iyi günde seven, kötü günde giden değilim
bir kere sevip, onunla ölümüne gidenim.
Ah! Bu, yeryüzünde silinmez oldu
İnsandan kalan bir tutam acı...
Uyuşuyor kafamın içi/eziliyor kalbim
Eziliyor iki taş arasında benliğim
Düşündükçe, beynimde depremler oluyor
Bulutlar çığlık olmuş/Göğün göğsünde
Bir tutam sevdaydı ufkumda duran sen
Zehir içer gibi yudumluyorum varlığını
Düşlerin maviliklerine tutunup akıyorum
Yorgunluğumla sırtlarım aşkını solumda
Ağrıyan acılarımın terazisin de ölçüsüzüm
bir yanı insanca kalmalı
insanın
ana gibi sevmeli mesela
karşılık beklemeden sarmalı
bugün üşüdüm
ama senin kadar değil
Sevgili...
Sen yüzünü döndün ya bana
İçimden bir kıyamet koptu
Şimdi hangimizi kurtarayım ben
Köprüsü kırılmış dünyanın orta yerinde
Bir yanımız kış kıyamet
AYNI YERDEN
Aynı yerden vuruldu kardeşlik.
Bugün bir Savaş bir Barış'ı vurdu;
Anadilden, (Gırmanci) şarkı dinliyor diye...
Karanlığı bölen bir sabahın
gölgesinde aydınlanır gün
Ufkumda büyüyen, bir de üşüyen
çocukların
yüreğinde ki umut kıvılcımıyım ben
Mevsim ölüme susamış...
Yine aylardan Eylül/yine yaprak dökümü
Kadınların saçlarından bayrak yaptılar
Gökyüzünü yasa/mateme/siyaha boyadılar
Ah! Gözyaşları mercan, elmas ışıltılı kadınlar
Hülyalı bakışları can alır
Güzelliği dünyaya yayılır
Gülüşü insanı kendinden alır
Ünü Bağdat'tan Fizan'a yayılır
Ardahan'ın güzeli Avşar kızı
Göz bebeklerimdi gözlerin
Yüz çizgilerimde duruyor gözlerin
Işıldıyor yüzüme Gökkuşağı göz rengin
Alaca karanlığı örtüyor ellerin
Ellerin değse, ellerin değse yaşlı yüzüm gençleşse!




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...