Kıyılarıma düşme sakın alabora olursun
Daldan kopan yaprak gibi savrulursun
Yamaçta akan ırmak olsan, kurursun
Limansız tek Derya'yım git kaybolursun
Toprak altıdır yatakları
Üşür yeraltı yolcuları
Ağzında atıyor canları
Tutuşur maden ocakları
Hayatın baharı'ndaydı hepsi
En genci on ikisi'ndeydi
Alçakça kalleş bir el değdi
Cayır cayır yandı madımak
Masumiyetir çocuklar
Yaşamın en renkli yüzleri
Baharın ilk açan çiçekleri
Sevgi doludur yürekleri
Hele kız çocukları
İçimde büyüyen bir şiirdin
Yüreğime sardım seni yar
Uzaktan sevdim sadece
Yormaya kıyamadım yar
En sevdiğim günlerdendi
Yaşam karardı gözümde
Kömür karası renginde
Tenim yandı kan ter icinde
Ölüm geldi yerin 7 kat dibinde
Başlasın konferans:
Bir kapı aralandı önümde, içi zifiri karanlıktı. Önce ürktüm! Tüylerim ürperdi! Sanki kötü şeyler olacakmış gibi bir hisse kapıldım. Geri dönmek için bir hamle yaptım ama hemen sonra vazgeçtim. Geri dönüp gitmek korkaklık olurdu; hiç tereddütsüz girdim o, izbe karanlığın içine...
Cesaretin ceketi üzerimde duruyordu. Bilgi kuramı zihnimde olağanüstü bir sunum hazırlamıştı, karanlığa karşı.
Evrenin boşluğuna düşmüş gibiyim
Dinmez sancısı göğsümün
Sis bulutu çökmüş göğümün
Al renkleri solmuş yüzümün
Kırılmış dört bir yanı ferimin
Yazıldı bir kalemde fermanım
Özünde eksiktir insan
İnsan olmalıdır özünde
Özde, dilde, kimlikte
Kendi olmalı bulmalı kendini
Bulamadığı yerde kaçmalı
Açtım ağzımı yumdum gözümü
Anasına babasına bastım küfrü
Yiğit gitti mertlik bitti
Delikanlılık zalimlerin yüzünde öldü
Meydan çakallarla doldu
Arenada yarışı boğa birinci götürdü




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...